yaklaşık 2 ay önce - 3 yorum
Farkında Olmalı İnsan…
Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.
Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen…
Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını
Fark Etmeli.
Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını
Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını Fark Etmeli.
Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu
Fark Etmeli.
Henüz Bebekken ‘Dünya Benim!’ Dercesine Avuçlarının Sımsıkı
yaklaşık 7 ay önce - Yorum yok
……………………………………….
Al eline bir değnek,
Tırman dağlara, söyle!
Şehir farksız olsun tek,
Mukavvadan bir köyle.
Uzasan, göğe ersen,
Cücesin şehirde sen;
Bir dev olmak istersen,
Dağlarda şarkı söyle!
Necip Fazıl Kısakürek
yaklaşık 8 ay önce - 1 yorum
Vareden’in adıyla insanlığa inen Nur
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından
Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat
En müstesna doğuşa hamiledir kainat
Yıllardır bozu bulanık suları yudumladım
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
Hasretin alev alev içime bir an düştü
Değişti hayel köşküm, gözümde viran düştü
Sonsuzluk çiçeklerle
yaklaşık 10 ay önce - Yorum yok
ZİNDANDAN MEHMED’E MEKTUP
Zindan iki hece. Mehmed’im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta…
Halimi düşünüp yanma Mehmed’im!
Kavuşmak mı?.. Belki… Daha ölmedim!
Avlu… Bir uzun yol… Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yol da tutuktur hapse düşeli…
Git ve gel… Yüz adım…
yaklaşık 10 ay önce - Yorum yok
Fiil çekimlerini okul yıllarında öğrenmiştim. Tabi ki ara sıra yine aklıma geliyor ve başlıyorum bir fiili çekmeye. Ne bileyim, şiirimsi bir tekerleme gibi geliyor bana.
“Şiir deyince hatırladım!. ı yaşamak anlamını çağrıştırmakta!. Nitekim bu anlamı çağrıştırdığından., ın gerçekleri olduğuna göre.,
ağabeydin Toprak kardeşimizin fiil çekimiyle ilgili güzel bir şiiri vardı. Şöyle diyordu kardeşimiz.,
Ben çalışıyorum/ Sen çalışıyorsun/
yaklaşık 10 ay önce - Yorum yok
Demir
parmaklıklardan kuş uçar, ben uçamam,
Kilitli kapıları zorlasam
da açamam.
Hak uğrunda zindana girmem mukadder imiş,
Takdir-i İlahiden gafil gibi kaçamam!
Değil mi ki
müminim, baş eğemem zalime,
Zalimin zulmü vardır, Hak yolunda
aleme
Zindanda olsam dahi görünür bana Cennet,
Şeref duyun
kardeşler, acımayın halime!
Üzerime vurulsa kat kat iri
kilitler,
Çekilse duvarlara cereyanlı telden çitler,
Hapsedemezler asla bendeki gür imanı.
İsterse öldürsünler…
Ölmezler ki şehitler!
İlk İslam şehidesi Hazret-i
Sümeyye’nin
İzinden gideceğim
yaklaşık 10 ay önce - Yorum yok
Sol kolunuz uyuşuyor; bu bir kalp meselesidir
Hekimler anlaşır; teşhis gereksizdir
Bir at, bir eğer ve bir de isminiz varsa eğer
Kahramansınız ve bütün dünya size değer
Bing bang kadar uykusuz kalırsınız
Acele etmeyin zaman hepinize yeter
Ölebilirsiniz
Sırtınız kanıyor; bu bir yük meselesidir
Sabahlar saf su; tuzlar geceye yürümelidir
Bir kılıç, bir savaş ve bir de zaferiniz varsa
Korkaksınız ve tarih
yaklaşık 10 ay önce - Yorum yok
……………………….
Yanakları, saçları, gözleri yanmış,
Zehirli gaz bombaları
Yılan gibi sokmuş, yalamış gövdelerini
Ağızları, küçücük dilleri yanmış
Bütün Beyrut sapsarı kalmış
Sanki ağlamak imkansız
Başları
Paletlerle ezilmiş babaları,
Yahudi doğramış analarını,
Binlerce çocuk topların, betonların altında.
Beyrut’un gözyaşları şimdi,
Kudüs’ün yanıbaşında,
Müslümanlarsa uzakta,
Sanki başka,
Gelinmez bir dünyada.
Acın, bir vadi,
Zehirli çiçekler, bir ova gibi karşımda.
Gözüm baksın sadece,
Ayrıntıları,
Kıvrılıp kırılmış bilekleri,
Kemikten yakılmış etleri,
Kuma serilmiş cesetleri,
Büyük ajansların yaydığı resimleri,
Bir seyirci gibi görsün dursun,
Bir
yaklaşık 10 ay önce - Yorum yok
Cahit Zarifoğlu‘na
Biz bakardık ve sen yürürdün şeyhim
Sen yürürdün ve dağlar yürürdü
Öksüz bir kırlangıç olurduk sen görünmeyince
Sen görünmeyince görmezdik bulutları
Yağmurları kuşanıp yollarda bahara durmazdık
Kapının önünde iki büklüm bekler
Acıyı keşfeden bu çocuk yürekler
Nasıl selam verilir bilmez
Ne açar kapıları bilmezdik şeyhim
Biz sorardık ve sen söylerdin şeyhim
Sen söylerdin ve gökler söylerdi
Kırılmış bir ayna olurduk sen konuşmayınca
Sen konuşmayınca varmazdık denizlere
Balıkları
yaklaşık 10 ay önce - 2 yorum
İşte böyle, bazen
çözümsüz kalır insan.
Bir şeyler düğümlenir boğazına.
Konuşamaz olur.
Yalnızdır da zaten.
Gözler, patlamaya hazır su bombası…
Sorunlar birikip gelmiştir avuç avuç.
Sorunlar demir leblebi…
Paylaşacak kimse de bulamaz insan.
Sanki herkes saklanmış gibidir.
Sanki gizli bir saklambaç…
Ama her oyunda ebe olmak,çekilir şey değildir !