"dünya" ile Etiketlenen Konular

bütün kervanlar göçtü yükleri bendim ellerim uykuda kaldı sabaha bıraktığın karanfilleri aldım bir düşten uyanıp bir düşe uyurken ruhumu yumuşatan buğunla bekleyerek yeşil elma yer dua ederdin duanı aldım dünyadan geçişime ekledim bana uymayan mevsimlerin sızısından bana uyan bir atla kaçarken sorardım neydi dünya neydi iplik iplik giyinmek kaderimi bir ıhlamur ağacını katmayı denerken saçlarıma günahı ve sevabı aynı umuda bölen şüphesiz...
Ali Hakkoymaz Bak, yine “nefes” aldım! Ne lezzetli her nefes! Ziya Osman da farkında alıp verdiği nefeslerin: “Alıp verdiğin her nefes; birbirinden mukaddes!” diyor. Kaç nefes aldın şu âna dek! Aldığın nefesler kadar dünyan oluyor. Alamadığın nefeslerde görmüyorsun gökyüzünü! Nefeslenirken ayrılıyor; kavuşuyoruz… Canımız sıkılıyor ya da seviniyoruz nefes alıp verirken… “Ne var bunda?” diyebilirsiniz de… deyin! Çok şey…...
Cenâb-ı Hakk'a sonsuz hamd ü senalar olsun ki, Ramazan-ı Şerîf'in mağfiret iklîmi, mü'minleri bir rahmet bulutu gibi gölgesi altına aldı.. Ramazan-ı Şerîf ki, islâm'ın dört şartının heyecanla yaşan-d|ğı mübarek bir aydır. Ruhu incelterek derinleştiren Ramazan-ı Şerîf, "refes", "fısk" ve "cidâl"in yasaklandığı hassas hac ibâdetine ruhen bir hazırlıktır. Hiç şüphesiz ki Ramazan-ı...
Ömrünü geriye doğru yaşasaydın… SENAİ DEMİRCİ En başında, musalla taşında buluyorsun kendini. Gözyaşları arasında açmak üzeresin dünyaya gözlerini. Ağlayan sen değilsin. Bu defa, sevenlerin ağlıyor, sen gülüyorsun. Tersinden doğuyorsun dünyaya. “Doğum günü”nde, sevenlerinin hüzünlerine tanık oluyorsun. Cenazendekilerin gözlerinde okuyorsun ne kadar gözde olduğunu. Hıçkırıklarla ölçüyorsun eşinin ve çocuklarının...
Çocuktum her şeyi anladığımı sanıyordum Sonra büyüdüm, bombaların ve bankaların Dağlardan ve ırmaklardan daha fazla olduğunu gördüm Bahçıvanlar generallerden Menekşeler mermilerden daha azdı Yenilmişti dünya Yenilmişti dünya Duanın özgürleştiren rüzgarı Çekilmişti yüzlerden İnsanlar dua değil Yönetmelik okuyordu Nükleer artıklar ve çok uluslu yalanlarla kirlenmişti yüzümüz Teknolojinin o yok edici, O gri gölgesi düşmüştü yüzlere Yenilmişti yüzümüz Ve görüntü aynıydı Bütün aynalarda Her şey çok açıktı Herkes kimsesiz Herkes bir...
Sayfa başına git