"edebiyat" ile Etiketlenen Konular
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin O’nu sevdiğinden. Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
...
Bir iğne oruç.. Beni bana dikiyor, yeniden doku(nu)yorum insan olan yanımı. Dudağımı dudağıma teğelliyor; yalan ve boş sözü değdirmiyor nefesime. Bencilliğimin yakalarından tutup cömertliğin düğmelerine ilikliyor beni; yeniden b/akıtıyor hiçliğime, hiçlikten geldiğim gerçeğine...
Bir mühür oruç. Mekanın üzerine kutlu bir vaktin hükmünü basıyor, her köşeyi kutsuyor, her şehri Kâbe’nin...
Ali Hakkoymaz
-İftara ne kaldı ki-
Unutmasın diye insan, "insan"lığını; orucu sıkı sıkı tutacak... Sıkı sıkı...
Kendini yani!
Oruçla sıkı fıkı olmak, kendimizle sıkı fıkı olmanın yollarını açıyor bize.
Unuttuğumuz “ekmek kokusu”nu yeniden duyuyoruz. O koku korkumuzu okşuyor âdeta… Utana sıkıla o emaet kokuyu bize taşıyor ekmek. Öyle ya ne bilsin ekmek yani buğday benim...
Uzak
Murat Başaran
Çok uzaktayım şimdi...
Oyun bitti. O telaşlı ve heyecanlı kalabalık... Sonra sahnedeki macera... Bitti...
Salon boşaldı.
Işıklar söndü.
Herkes gitti.
Ben buradayım. Ve burası çok uzak...
***
Elimde bilet...
Yanlış yer için... Yanlış zamanda...
Gecenin dipsiz kuyusunda.
İstasyonun yapayalnızı...
Yarın sabaha kadar soğuğun ve ıssızlığın...
Gün...
Hoş geldin ey suskun sevgilim;
Tut sözünü; sus. Mühürle dudağımı, sesimi tut, lâl eyle çığlıklarımı. Nahoş avazların uçurumlarından çek dilimi. Yalanların kuyularından çekip çıkar nefeslerimi. Göklü söz ağaçlarının bengisuyuna kat hecelerimi.
Hoş geldin ey yüzü gamzelim;
B/akışının menzilinde tut gözlerimi. Tir-i müjgan dokunuşlarınla delik deşik et kibrimi. Gör(e)meyip de seni, göster(e)meyip de yanımda...
Ömrünü geriye doğru yaşasaydın…
SENAİ DEMİRCİ
En başında, musalla taşında buluyorsun kendini. Gözyaşları arasında açmak üzeresin dünyaya gözlerini. Ağlayan sen değilsin. Bu defa, sevenlerin ağlıyor, sen gülüyorsun. Tersinden doğuyorsun dünyaya. “Doğum günü”nde, sevenlerinin hüzünlerine tanık oluyorsun. Cenazendekilerin gözlerinde okuyorsun ne kadar gözde olduğunu. Hıçkırıklarla ölçüyorsun eşinin ve çocuklarının...
Açık Kapı
Murat BAŞARAN
İnsanı değerli kılan, Allah’ın ona değer vermesinden başka bir şey olamaz...
Bir cihaz olarak düşünülürse akıllara ziyan mükemmelliği değildir “değer”li oluşunun sebebi...
Temiz bir zemin üzerinde diz çöküp ellerini kaldırdığın zaman, arada hiçbir perde olmaksızın “huzur”a çıkmış olursun.
Hiçbir sınavdan geçmeden...
Hiçbir başarı şartı olmadan...
Aracısız.
Randevusuz.
***
İltica edilecek en yüksek makam...
Ve camiler... Kapıları yirmi...
Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine
II
Gelin gülle başlayalım atalara uyarak
Baharı koklayarak girelim kelimeler ülkesine
Bir anda yükselen bir bülbül sesi
-Erken erken karlar ortasında
Güneş dönmüş ışık saçan bir yumurta-
Bana geri getirir eski günleri
...Paslanmış demir bir kapı açılır
Küf tutmuş kilitler gıcırdarken
Ta karanlıklar içinde birden
Bir türkü gibi yükselirsin sen
Fısıldarım sana yıllarca içimde biriken
Söyleyemediğim ateşten kelimeleri
Şuuraltım patlamış...
