İslam

Tek bir harf... Bir harf ama bütün harflerden müteşekkil nice cümleler onun yanında acze düşüyor... Arapçadaki ‘la'dan söz ediyorum. Öyle bir harf ki bu, insan hayatının, ya ebediyete giden mecra veya inkisarla sonuçlanan bir macera olmasını sağlıyor. Çocukluğumdan beri imanın, neden bir olumsuzlama ile başladığını düşünmüşümdür... La diyerek başlayan bir iman etme... Sonra...
Hepimiz için, İstanbul’un mânevi Fatihi, Fatih Sultan Mehmed (kaddasAllahu sırrıhul aziz) hazretlerinin hocası Akşemseddin (kaddesAllahu sırruhul aziz) hazretlerinin nasihatleri Akşemseddin hazretleri diyor ki: 1- Her işe besmele ile başla... 2- Daima temizliğe dikkat et... 3- Sâlih amel işle... 4- Asla tembel olma... 5- Namazlarını,...
.................................... Hayat, bakış açısından ibarettir. Üzüntümüz de, sevincimiz de hayata baktığımız pencereye göre değişir. Sahi, siz hayata hangi pencereden ve ne açıdan bakıyorsunuz? Eğer mutlu değilseniz, hayata baktığınız pencereyi değiştiriniz. Üzüntülerden kurtulamıyor ve sürekli sıkıntıların kıskacında eziliyorsanız, hayata bakış açınızı hemen başkalaştırınız. Tanıdığım öyle insanlar vardır ki, hayata daima olumsuzluk penceresinden bakarlar. Hep kötüyü,...
Ruh, parlak bir nur gibi âlemde gezer. Bu gezinti esnasında âlemde gördüklerini bazen beyne aktarır. Bu esnada rüya görülür. Rüyâlar görülmeyen alemlerin kapısını aralayan şifreler gibidir." - İnsanın uykuya dalması sırasında ruhun cesetle irtibatı kesilir. Ruh, parlak bir nur gibi âlemde gezer. Bu gezinti esnasında âlemde gördüklerini bazen beyne aktarır. İşte bu esnada rüya...
İnsanın hastalandığında şifa için sebeplere müracaat etmesi, bu çerçevede doktora gitmesi, doktorun tavsiyelerine uyması, verdiği ilâçları kullanması, hastalığın hikmetlerini kavrayarak sabretmesi ve şifayı yalnız Allah’tan beklemesi; sağlıklı günlerinde ise sıhhat ve âfiyetini gözetmesi ve sıhhatini bozmamaya dikkat göstermesi hiç şüphesiz şifa için önemli birer fiilî duâ niteliği taşır. Şifa için...
SİHİR, BÜYÜ, TILSIM EBUBEKİR SİFİL İnsan kendisine bahşedilen irade ve imkanları hangi yönde kullandığına bağlı olarak; yaratılmışların zirve noktasına çıkabilir, “eşref-i mahlukât” sıfatını kazanır. Ya da alçaldıkça alçalabilir, “esfel-i sâfilîn” aşağıların aşağısı olur. İnsan rahmanî kudrete de, şeytanî vesveseye de açıktır. Bu güçlerden hangisine meylederse, kişiliği ve eylemleri o doğrultuda şekillenir, çevresine de yine...
Kalbin ayari kaçarsa namaz insani terk eder! Önce azaltir ziyaretlerini... Ekstralari keser; günde yalnizca bes kez ugrar. Sonra dörde indiriverir. Sabahin o sagaltan bereket ikliminden mahrum kalirsiniz. ikindiler mesgaleye takilir, ögleyi de sürükler pesinden. Aksam nazli bir gelinin duvaginin ardindaki tebessüm gibidir. Kiymetini bilmez, zaman denen irmagin akisina karsi müteyakkiz olmazsaniz, Sonunda o da göstermez olur yüzünü. Yatsiyi...
Allah'ım! Her şeyi kaplayan rahmetinden, Kendisiyle her şeyi kahrettiğin kuvvetinden; Önünde her şeyin boyun eğdiği ve önünde her şeyin zelil olduğu; Kendisiyle her şeyi alt üst ettiğin kurtulunmaz gücünden. Karşısında hiçbir şeyin duramadığı izzetinden. Her şeyi kaplayan azametinden; Her şeyin üstünde olan saltanatından; Her şey yok olduktan sonra da baki...
Sayfa başına git