Şiir

Beni zaman kuşatmış, mekan kelepçelemiş; Ne sanattır ki, her şey, her şeyi peçelemiş... Perde perde veralar, ışık başka, nur başka; Bir anlık visal başka, kesiksiz huzur başka. Renk, koku, ses ve şekil, ötelerden haberci; Hayat mı bu sürdüğün, kabuğundan, ezberci? Yoksa göz, görüyorum sanmanın öksesi mi? Fezada dipsiz sükut, duyulmazın sesi mi? Rabbim, Rabbim, Yüce...
........................... Deniz kıyısındayım. Hemen yanımda sular oynaşıyor… Mavi gri bir deniz…Karşımda Adalar… Denizin kokusu…İçime çekiyorum. Sakin, sessiz… Deniz, yıllar öncesinde olduğu gibi… Yıllar geçmemiş gibi… Sanki hâlâ çocukmuşum gibi… Çanakkale’nin denizi… Mavinin her tonu vardır onda. Dipte kumlar ışıl ışıldır. Motorla uzak uzak gidilen koylar hatırlıyorum. Sonunda varılan kıyılar…Dalgalar…Güneş… Babam, omuzlarımdan hafifçe bastırarak, beni; denizin, o cam göbeği suların içine daldırıyor. Balık ve...
Çocuktum her şeyi anladığımı sanıyordum Sonra büyüdüm, bombaların ve bankaların Dağlardan ve ırmaklardan daha fazla olduğunu gördüm Bahçıvanlar generallerden Menekşeler mermilerden daha azdı Yenilmişti dünya Yenilmişti dünya Duanın özgürleştiren rüzgarı Çekilmişti yüzlerden İnsanlar dua değil Yönetmelik okuyordu Nükleer artıklar ve çok uluslu yalanlarla kirlenmişti yüzümüz Teknolojinin o yok edici, O gri gölgesi düşmüştü yüzlere Yenilmişti yüzümüz Ve görüntü aynıydı Bütün aynalarda Her şey çok açıktı Herkes kimsesiz Herkes bir...
Sayfa başına git