genetik olarak etiketli yazılar
Çocuklarda yaşa göre büyüme değerleri (persantil)
9 Eyl

çocuklar arasında genetik yapıya bağlı olarak boy, vücut yapısı
büyüme temposu, fizyolojik özellikler ve kişilik yönlerinden büyük farklılıklar vardır. Bu nedenle değişik yaşlarda vücut ölçümleri ve diğer özellikler için alt ve üst sınırların bilinmesi gerekir.
Sağlıklı çocukların boy uzunlukları ilk 6-12 aydan başlayarak genetik yapılarına özgü persantil değerlerine yaklaşır ve 2-3 yaşlarında çocuğun kendi genetik özelliğini yansıtan persantil değere ulaşır.
More >
Büyüme geriliği ve nedenleri
8 Eyl

Büyüme ve gelişme sıklıkla aynı anlamda kullanılan sözcükler olsa da ifade edilen biyolojik özellikler farklıdır.
Büyüme, vücut kütlesinin artışıdır. Çocuğun vücut ölçülerinde zaman içinde ortaya çıkan değişikliklerle ifade edilir. Bu nedenle büyümenin izlenmesi amacıyla sıklıkla vücut ağırlığı ve boy uzunluğu kullanılır. Gelişme ise, bebeğin daha önce sahip olmadığı pek çok biyolojik fonksiyonu kazanmasıdır. Gülümsemesi, diş çıkartması, destekli ve daha sonra desteksiz oturması, pürtüklü yiyecekleri yutmayı, benzer şekilde çiğnemeyi öğrenmesi, emeklemesi, yürümesi gibi daha önceden yapamadığı pek çok şeyi yapabilir hale gelmesi geliştiğini gösterir. Büyüme geriliği ise, çocuğun vücut ağırlığı ve/veya boy uzunluğunun, çocuğun yaş ve cinsine göre normal değerlerin altında olmasıdır.
More >
ÖĞRENCİ PROBLEMLERİ /ALİ ÇANKIRILI
20 Ağu

Nasıl Yaklaşmalıyız?
Geçenlerde özel bir okulun öğretmenler toplantısına katıldım. Başarının artırılması için neler yapılması gerektiğini tartışıyorlardı. Bazı arkadaşlar disiplinsiz, sorumsuz ve tembel öğrencilerin okulla ilişkilerinin kesilmesi yönünde görüş bildirdiler. Gerekçe olarak bu öğrencilerin devamlı yalan söylediğini, sigara alışkanlıkları olduğunu, ders çalışmadıklarını, söz verdikleri halde bozuk davranışlar sergilemeye devam ettiklerini, diğer öğrencilere kötü örnek olduklarını ifade ettiler. Söz sırası bana geldiğinde dedim ki: “Arkadaşlar, biz eğitimciyiz. Öğrencilerimizin davranış bozukluklarına polis mantığı ile yaklaşmamız doğru değil. Kriminoloji (suç bilimi) açısından ‘Suç işleyen cezasını görmelidir’ mantığı doğru olabilir. Biz eğitimciyiz, öğrenci problemlerini bu yaklaşımla çözemeyiz. Bir öğrencim bana yalan söylediği zaman, onu suçlamam. Kendime, ‘Bu çocuk bana neden yalan söylüyor? Onu doğru söylemekten alıkoyan nedir? Neden bana güvenmiyor?’ sorularını sorarım. Nerede yanlış yaptığımı, neden bu çocukla sağlıklı bir iletişim kuramadığımı araştırırım. Yalan söyleyen öğrenciye ceza vermekle, arkadaşları önünde küçük düşürmekle, disiplin kuruluna vermekle problemi çözmüş olmam.”





