aile olarak etiketli yazılar
Ana babalar okula!/ Yavuz Bahadıroğlu
28 Eyl

Yine okullar açılsa, ama her şey tersine işlese…
Mesela Perşembe sabahı çocuklarımız değil de anne babalar okula başlasaydı…
Hayal edin: Ellerinde beslenme çantaları, üzerlerinde önlükleriyle ana-babaların okul yoluna düşmelerini bir hayal edin lütfen…
Çocuk sahibi olmak istemeyenler okumalısınız..
8 Eyl

1. Herkesin çocuğu var
Siz hariç… Çocuk sahibi olmak için en iyi bahane kabul edin ki bu! Sokağa adım attığınız andan itibaren artık sadece bebek arabalarını görüyor, annesinin elinden tutan ve o sırada bıcır bıcır bir şeyler anlatan çocuklara hayranlıkla ve iç geçirerek bakıyorsanız zaman çoktan gelmiş. Hele hele bir şeker için kendini yere atanlara, çamurların içinde zıplayanlara falan da geniş bir gülümsemeyle bakıyorsanız, tam yolda sessiz sakin yürürken kafanıza isabet eden futbol topuna bile kızmıyorsanız; tamamdır, siz olmuşsunuz.
More >
Hangi çocuk ne hisseder?
7 Eyl

Eve ilk gelen ve anne babaya ilk ebeveynlik duygularını yaşatan çocuktur. Doğumla birlikte tahtına kurulur ve başlangıçta tek olmanın huzurunu yaşar. Bu keyifli süreç ikinci çocuğun doğumuna kadar sürer. Kardeş ile birlikte birtakım sorumluluklar üstlenmesi beklenir. Artık ağabey veya abla olmuştur. Ve kendisinden adeta çocuk olduğunu unutması isteniyordur…
More >
Çocuğunuz Neden Geç Yatmak Istiyor?
7 Eyl

* Özellikle anne-baba çalışan ailelerde, çocuk ebeveynleri ile akşamları daha çok vakit geçireceğini düşünerek ilgi ihtiyacını karşılamak için eğlenceli aile ortamını bırakıp yatmak istemeyebilir.
More >
Çocuklarda cinsel eğitim nezaman ve nasıl…?
2 Eyl

ALİ ÇANKIRILI
Anne babaların çocuk eğitiminde en çok zorlandığı konuların başında cinsiyet eğitimi geliyor. Bunun iki sebebi var. Birincisi, konuya yetişkin gözüyle yaklaşma. İkincisi, cinsiyet eğitimini üreme bilgisinden ibaret zannetme. Bu iki hatalı yaklaşım, anne babaların işini zorlaştırıyor.
Aslında, cinsiyet eğitimi zannedildiği kadar zor bir mesele değildir. Birinci hatalı yaklaşımı bir hadis-i şerifle çözeceğiz. Peygamberimiz(a.s.m.) “Çocuğu olan onunla çocuklaşsın” buyuruyor. Burada ‘çocuklaşmak’tan kastedilen olaylara çocuk gözüyle yaklaşmak, yani psikolojideki ifadesiyle empati yapmaktır. Esasında insanları anlamanın yolu da empatiden geçer. Bir insan bizimle konuşurken veya tartışırken onu anlamanın en kolay yolu kendimizi o insanın yerine koymaktır.
More >
Çocuklarda ruh sağlığı problemleri /Ali Çankırılı
28 Ağu

İNSANIN kendini değerli hissetmesi, aile ve iş hayatında başarılı olması ve içinde yaşadığı toplumla iyi geçinmesi ruh sağlığı ile yakından ilgilidir. Ruh sağlığının temeli çocuklukta atılır. Çoğu anne babalar çocukların beden sağlığı ile ilgilendikleri kadar ruh sağlığıyla ilgilenmezler. Elbette bunu bilerek yapmazlar. Çünkü beden sağlığının bozulduğunu ateşinin yükselmesinden ve şikayetlerinden kolayca anlayabiliriz; fakat ruh sağlığının bozulduğunu anlamak zordur. Aslında her çocuk ruh sağlığının bozulduğunu bazı işaretlerle belli eder, ancak bu işaretleri çözme bilgisinden yoksun olduğumuz için işin ciddiyetini anlayamayız.
Okuduğumuz kitaplardan, eğitimcilerden, psikologlardan “ruh sağlığı” ifadesini sık duyarız, ama çok azımız bunun ne anlama geldiğini bilir. Ruh sağlığını açıklarken her yazar kendi tarzına göre farklı kelimeler kullanabilir. Ancak sonuçta hepsi aynı anlama gelir. Ruh sağlığını kısaca şöyle açıklayabiliriz: Yetişkin insanın veya çocuğun kendine, aile üyelerine, arkadaşlarına ve yabancılara karşı davranışlarında neler hissettiğini, zor durumlar karşısında nasıl davrandığını, geleneklere, görgü kurallarına, toplumun dinî ve ahlakî değerlerine nasıl baktığını, karşılaştığı olayları nasıl yorumladığını, zevklerini, eğilimlerini ve hayata bakış açısını belirleyen duygusal güçlere ruh sağlığı denir.
More >
Çocuklarımızı Cinsel Tacizden korumak için.. /Ali Çankırılı
21 Ağu

OKUYUCULARIMDAN sıkça e-mail (elektronik posta) alıyorum. Çocuk eğitimine gösterilen bu ilgi bizi sevindiriyor ve yazma cesareti veriyor. Son günlerde medyada tartışma konusu yapılan ‘çocuk pornosu ve cinsel taciz’ anne babaları iyice korkutmuş. Özellikle büyük şehirlerden yazan anneler, çocuklarını cinsel tacizden nasıl koruyacaklarını soruyorlar. İstanbul’dan yazan bir anne, çocuğunu cinsel taciz konusunda bilgilendirmek istediğini, ancak bunu nasıl yapacağını bilmediğini söylüyor ve kendisine yardımcı olmamızı istiyor. Bir baba, internet kafelerde gençlerin porno içerikli sitelere girdiğini, cd’ler izlediğini, belediyelerin ve ahlâk zabıtasının buraları denetlemesi gerektiğini yazıyor.
Bizimle yüzyüze görüşen öğrenci velilerinden de benzer sorular ve şikayetler geliyor. Medyada öğrencilerine cinsel tacizde bulunan öğretmenlerden bahsedilmesi, anne babalarda ciddi korkulara yol açmış. Bir kız öğrencinin annesi ağlayarak şöyle diyordu: “Evladımızı teslim ettiğimiz öğretmenler de bunu yaparsa, daha kime güveneceğiz?”
Anneme ve babama mektup/Atalar Yörükoğlu
20 Ağu

Sevgili anneciğim ve babacığım,
Bütün duygu ve düşüncelerimi dile getirebilseydim size şunları söylemek isterdim: Sürekli bir büyüme ve değişme içindeyim. Sizin çocuğunuz olsam da sizden ayrı bir kişilik geliştiriyorum. Beni tanımaya ve anlamaya çalışın.
More >
ÖĞRENCİ PROBLEMLERİ /ALİ ÇANKIRILI
20 Ağu

Nasıl Yaklaşmalıyız?
Geçenlerde özel bir okulun öğretmenler toplantısına katıldım. Başarının artırılması için neler yapılması gerektiğini tartışıyorlardı. Bazı arkadaşlar disiplinsiz, sorumsuz ve tembel öğrencilerin okulla ilişkilerinin kesilmesi yönünde görüş bildirdiler. Gerekçe olarak bu öğrencilerin devamlı yalan söylediğini, sigara alışkanlıkları olduğunu, ders çalışmadıklarını, söz verdikleri halde bozuk davranışlar sergilemeye devam ettiklerini, diğer öğrencilere kötü örnek olduklarını ifade ettiler. Söz sırası bana geldiğinde dedim ki: “Arkadaşlar, biz eğitimciyiz. Öğrencilerimizin davranış bozukluklarına polis mantığı ile yaklaşmamız doğru değil. Kriminoloji (suç bilimi) açısından ‘Suç işleyen cezasını görmelidir’ mantığı doğru olabilir. Biz eğitimciyiz, öğrenci problemlerini bu yaklaşımla çözemeyiz. Bir öğrencim bana yalan söylediği zaman, onu suçlamam. Kendime, ‘Bu çocuk bana neden yalan söylüyor? Onu doğru söylemekten alıkoyan nedir? Neden bana güvenmiyor?’ sorularını sorarım. Nerede yanlış yaptığımı, neden bu çocukla sağlıklı bir iletişim kuramadığımı araştırırım. Yalan söyleyen öğrenciye ceza vermekle, arkadaşları önünde küçük düşürmekle, disiplin kuruluna vermekle problemi çözmüş olmam.”
Zekat ve fitre
12 Ağu

Zekâtın Önemi
İslâmın beş şartından dördüncüsü zekât vermektir. Hicretin ikinci yılında oruçtan önce farz olmuştur. Mal ile yapılan ibadettir.
Zekât, dini ölçülere göre zengin olan müslümanların seneden seneye malının ve parasının kırkta birini fakir olan müslümanlara vermesidir. Zekât, Kur’an-ı Kerim’de namaz ile birlikte otuzyedi yerde geçmektedir. Zekâtın üzerinde bu kadar çok durulması onun dinimizde büyük önem taşıdığını göstermektedir.





