En önemli demir kaynağı

Kırmızı et bizim en önemli demir kaynağımız olduğundan, kırmızı et yemeyip, bunun yerine başka önlemler de almayınca ortaya kansızlık yani anemi çıkabiliyor. Tabii normal bir kişinin herhangi bir eksikliği yoksa, durup dururken demir takviyesi almasına gerek yoktur, hatta zararı bile olabilir. Çeşitli sebeplere ve hastalıklara bağlı anemiler vardır. Burada anlatılan demir eksikliğine bağlı anemilerdir.

Demir eksikliği en sık rastlanan kansızlık nedenlerinden biridir; erişkinlerde demir eksikliğinin, hemen hemen tek nedeni kan kaybıdır. Yeterince demir içermeyen beslenme, büyümekte olduklarından daha fazla demire ihtiyaçları olan bebekler ve küçük çocuklarda eksikliğe neden olabilir.

Demir eksikliğinin nedenleri

Erkekler ve menopoz sonrası dönemdeki kadınlarda demir eksikliği, genellikle mide bağırsak kanalında kanamadan kuşkulandırır. Üreme çağındaki kadınlarda aylık adet kanaması da demir eksikliğine neden olabilir. İşte son zamanlarda gördüğümüz demir eksikliği anemileri, orta yaşlılarda ve özellikle adet kanaması olan hanımlar grubunda görülmekte. Kırmızı etten aşırı bir kaçma nedeniyle, vücut kırmızı etten alması gereken demiri alamıyor ve bu başka bir yoldan yerine konmadığı için, eksikliğe bağlı anemi gelişiyor.

Besinlerle normal demir alımı genellikle kronik kanama sonucu meydana gelen demir kaybını yerine koymaya yetmez. Vücuttaki demir deposu çok küçüktür. Bunun sonucunda demirin eklerle yerine konması gerekir.

En iyi demir kaynağı kırmızı ettir. Bitkisel lifler, fosfatlar, kepek ve mide asidini bağlayan ilaçlar demire bağlanarak, demirin emilimini azaltır. C vitamin demir emilimini artıran tek besin elementidir. Vücutta besinlerden günde 1 – 2 miligram demir emilir, bu da kabaca vücuttaki normal günlük kayba eşittir. Önemli demir kaynağımız olan kırmızı etten kaçınılıyorsa, bu miktar daha da düşeceğinden anemi görülebilir. Son zamanlarda, haftada iki üç sefer kırmızı et yiyin diye önerdiğimde, ”Doktor bey ben ağzıma kırmızı et sürmüyorum, hem kolesterol, hem de biliyorsunuz hayvani yağlar” diye reaksiyon verenler var. Ancak doktorunuzun veya diyetisyeninizin önerilerini almadan sizin için önemli olacak besinlerde kesinti yapmak, sağlığınızda istenmeyen sonuçlara neden olabilir.

ETTE BULUNUYOR
Birçok doktor 50 yaşın üzerinde B12 alımını artırmayı öneriyor. Fazlasının kimseye zararı olmadığı üzerinde duruluyor. Hayvansal gıdalarda, kırmızı ette, B12 katkılı müslilerde bulunan B12′yi özellikle vejetaryen beslenen kişilerin ek olarak alması öneriliyor. Düşük seviyede mide asidine sahip olanlar, gastrit hastaları, reflüsü bulunanlar B12 eksikliği için en büyük risk grubunu oluşturuyor. 65 yaş üzerindeki insanların yüzde 30′unda bu vitaminin eksikliği bulunuyor. Uzmanlar bunu büyük bir problem olarak yorumluyor, çünkü yaşlı insanların çoğunun bu sorunlarının farkında olmadığı, hatta doktorlarının bile bunu sorun olarak görmediği belirtiliyor.
Beslenmedeki yetersizlikler sonucu ortaya çıkan B12 vitamini eksikliğinin, özellikle çocuklarda nörolojik bozukluğa neden olduğu bildirildi. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Bilim Dalı’nda görevli Uzman Dr. Birol Baytan; beyin gelişimi için son derece önemli olan B12 vitamininin vücutta üretilemediğini, bu nedenle dışarıdan, özellikle hayvansal gıdalarla alınması gerektiğini dile getirdi. B12 vitamininin kırmızı et ve yumurtada yoğun olduğunu anlatan Dr. Baytan; B12 eksikliğinin çocukların büyüme ve gelişmelerinde ve yürüme, konuşma ya da oturma gibi fonksiyonlarında gecikmeye neden olduğunu söyledi.

Sağlıklı beslenmeye dikkat edenler, kalp hastaları, kilo vermeye çalışanlar, kolesterol problemi olanlar, ileri yaştaki büyükler kırmızı et yemekten hep korkar ve bu konuda kendilerine yasak getirirler genelde. Oysa kırmızı eti tamamen diyetten çıkarmak doğru bir yaklaşım olmaz. Ancak bu istenildiği kadar yenilebilir anlamına da gelmez. Her besin maddesi gibi, kırmızı etin de fazla tüketilmesi sağlığımızı olumsuz etkiler, buna karşın hiç tüketmemek de sağlık sorunlarına sebep olabilir. Çünkü kırmızı et protein bakımından oldukça zengin bir besin kaynağıdır.
Protein, vücuttaki dokuların gelişmesi, yeni dokuların oluşması ve hasar gören dokuların tamiri için gereklidir. Ayrıca ette yüksek miktarda, kırmızı kan hücreleri için çok gerekli olan B12 vitamin, yanı sıra deri sağlığı ve yeni hücrelerin yapılanması için çinko bulunur.

Haftada 2 kez tüketilebilir

Kırmızı et doymuş yağ miktarı ve kolesterol açısından dikkatli tüketilmelidir. Kırmızı et seviyorsanız mutlaka etin yağsız kısmı tercih edilmelidir. Etin görünen yağları temizlenip, pişirme şekline dikkat edilerek kolesterol problemi ve kalp hastalığı olanlarda haftada iki kez tüketebilir.

Kansızlık problemi için özellikle kadınların kırmızı et tüketimine özen göstermeleri gerekir. Çünkü kırmızı ette yüksek miktarda demir bulunur. Etleri yağda kızartmak yerine ızgara, haşlama veya mikrodalga kullanarak pişirme yöntemleri seçilmelidir. Yağ kullanmak gerekirse, az ve ölçülü miktarlarda olmasına dikkat etmek gerekir.

Kanser ve kırmızı et

Yanlış pişirme yöntemleri, etin bileşiminde birtakım değişikliklere neden olur. Bu da insan vücudunda, genlerde değişim yapabilecek ”serbest radikaller” denen birtakım maddelere dönüşmektedir. Bu nedenle, mangalda pişirme veya kızartma gibi pişirme yöntemleri tercih edilmemelidir. Etler kömürleştirilmemeli ve birden fazla kullanılmış yağda kızartma yapılmamalıdır. Ayrıca her zaman etin yanında C vitamin ve diğer antioksidanlardan zengin sebze ve meyveler veya bunların suları tüketilmeye çalışılmalıdır.

Aşırı pişirilmiş etlerin tüketimi de bağırsak kanserine neden olmaktadır. Yemek borusu ve mide kanseri vakaları, geçmiş yıllarda oldukça artmaya başlamıştır. Yapılan araştırmalar, bunun sebebinin az miktarda lif tüketimi ve çok miktarda yağ tüketimi olduğunu kanıtlamıştır.

işirme sırasında etin yağsız kısımlarını tercih edin ve yöntem olarak ızgara veya haşlamayı kullanın. Et kavrularak veya kızartılarak pişirilmemeli ve pişirme sırasında kuyruk yağı, tereyağı gibi doymuş yağa sahip katı yağlar kullanılmamalı. İçerisindeki doymuş yağ oranı yüksek olan kırmızı etin yanında, dengeyi sağlamak için az zeytinyağı konulmuş salata tüketilmeli.

KAVURMA YAĞSIZ OLSUN
* Kavurma nasıl yapılmalı?
Kavurmanın içine tereyağı ve kuyruk yağı konulmadan, kendi suyu ile kısık ateşte pişirilmeli. Etin içeriğinde bulunan yağ, yemeğin lezzeti için yeterli olduğundan ayrıca yağ eklemeye gerek yoktur.

* Etin mangalda yapılması halinde nelere dikkat edilmeli?
Mangal sırasında etlerin kömürleşmemesine özen gösterilmelidir. Dışı pişen içi çiğ kalan etler kesinlikle tüketilmemeli. Çiğ köfte tüketiminden de kaçınılmalı.

BEKLETMEDEN TÜKETME!
* Etler yanlış pişirilirse ya da yanlış yöntemlerle saklanırsa, ne tür sorunlarla karşılaşılabilir?
Yanlış uygulanan pişirme ve saklama yöntemleri sonucunda etlerde protein, vitamin ve mineral kayıpları oluşur. Etler sindirimi zor olan besinlerdir. Yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki sertlik hem pişirmede, hem de sindirimde zorluk yaratabilir. Bu nedenle taze kesilen etler hemen tüketilmemelidir. Buzdolabında 1-2 gün bekletilmiş etin, haşlama veya ızgarada pişirme yöntemiyle pişirilerek tüketilmesnde yarar vardır.

* Et saklanırken, başka nelere dikkat edilmelidir?
Kurban etleri, küçük parçalar halinde kesilmeli ve buzdolabının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Etler -2 derecelik buzlukta birkaç hafta bekletilebilir. -18 derecelik derin dondurucuda ise 3 ay boyunca saklanabilir.

KOLESTEROL VUCUDUMUZA GEREKLİ

Kırmızı etin kolesterol yönünden oldukça zengin bir besin kaynağı olduğunu anlatan Kanat, bir besinin kolesterol açısından zengin olmasının insan sağlığı açısından tehdit oluşturacağı anlamına gelmeyeceğini vrguluyor. Vücudumuz için kolesterol seviyesinin belli bir düzeyde bulunmasının çok önemli olduğunun altını çizen Kanat, kolestorolün hücrelerin yapı taşı ve yaşam için çok gerekli bazı hormonların oluşumundaki önemli rolüne dikkat çekiyor. Bu nedenle önemli bir protein, vitamin ve demir kaynağı olan kırmızı et, kolesterol kaynağı olarak da sağlıklı yaşam için en önemli hayvansal proteinlerden biri.

SAKATATI AZALTIN

Kırmızı etin tüketilen miktarı vücut için gerekli düzeyi aşarsa veya etin hazırlanması sağlıksız şekilde olursa o zaman her şeyde olduğu gibi kırmızı et de sağlığımızı tehdit edebiliyor. Peki kırmızı eti sağlıklı olarak nasıl tüketebiliriz?  mümkün olduğunca etin yağsız kısımları kullanmamızı öneriliyor. Sucuk, salam, sosis, pastırma gibi doymuş yağ ve sodyum açısından oldukça zengin olan işlenmiş et ürünleri ve kızartılmış etleri daha seyrek yenmeli. Kolesterol bakımından özellikle zengin olan karaciğer, böbrek, sakatat, beyin gibi organların tüketimi ise oldukça kısıtlanmalı.

FIRINDA AĞIR AĞIR PİŞİRİN

Kanat, kırmızı eti pişirirken ızgara, haşlama, buğulama, kapalı bir kapta veya fırında ağır ağır pişirme yöntemlerinin kullanılmasını tavsiye ediyor. Tüm bunlara riayet edildiği taktirde günlük 150 grama kadar haşlanmış ya da ızgara edilmiş yağsız kırmızı et tüketilmesinde sakınca bulunmuyor. Kanımızdaki kolesterolün yüzde 70′i genetik olarak belirleniyor ancak zaten kolesterolü yüksek kişilerin, bir de kırmızı et gibi kolesterolü yüksek gıdaları fazlaca alması kolesterol dengesini kolayca bozabiliyor. Özet olarak Doktorlar ölçüyü kaçırmamak şartı ile bu kadar önemli bir besin kaynağından uzak kalınmaması gerektiğinin altını çiziyor.