Fındık ve faydaları

Fındık ve faydaları
23 Ağustos 2009 tarihinde eklendi, 300 kez okundu.


FINDIĞIN TARİHİ

Bazı kaynaklar fındığın Anadolu’dan bütün dünyaya yayıldığını söyler.

Bazı kaynaklar ise fındığın Orta Asya’dan Karadeniz sahillerine göçler yoluyla

Türkler tarafından getirildiğini, daha sonra Avrupa’ya götürüldüğünü ifade eder.

Bunun için de “Yağ Taşı – Yağmur Taşı” adlı efsane ile “Bugu Tekin” efsanesini

kanıt olarak gösteririler. Bu efsanelerde, fındık ağacı kutsal olarak gösterilmekte,

Tanrı’nın nurunun ilk defa fındık ağacı üzerine indiği bildirilmektedir.


Fındık kelimesi Türkçe’ye muhtemelen Türkler’in Anadolu’ya yerleşmesinden sonra girmiş olmalıdır.

Kelime daha sonra Arap dilinde “bunduk” tarzında söylenmiş ve yerleşmiştir.


Başta Hıristiyanlık olmak üzere bütün dinler fındığı kutsal meyve saymıştır.

Dörtbin yıl önce Orta Asya’dan getirilerek çevremizde yetiştirildiği anlaşılmaktadır.

Ksenofon “Onbinlerin Ric’atı” adlı eserinde kapalı şekilde fındığa değinmektedir.

Yunanlı hekim Dioscorides de Kitabü’l-Haşayış adlı eserinde fındıktan yapılan ilaçlardan

bahsetmektedir. Fındığı Romalılar Görele’den İtalya’ya oradan da İspanya’ya ulaştırdılar.


İspanya kralı Henri’nin, Timur’a gönderdiği elçi Klaviyo, Semerkant dönüşü,

Pontus devleti başkenti Trabzon’dan 1405 yılında İstanbul’a hareketinde

fındık dolu bir gemi ile yola çıktığını seyahatnamesinde yazmaktadır.

“Timur Devrinde Kadisten Semerkanta” adlı bu kitap fındık ihracatından bahseden ilk eserdir.

Türkiye’den ilk kabuklu fındık ihracatını 1773 yılında Rusya’ya, 1792 yılında

Romanya’ya, 1851 yılında İngiltere’ye, 1871 yılında da Belçika’ya yapılmıştır.


Fındık tarihe kutsal bir yemiş olarak geçmiştir. Eski Türkler’in din hayatında pek

önemli bir yer tutan fındık, aynı zamanda barış ve esenlik sembolü sayılıyordu.

Türkler gibi, başka bazı uluslar da fındığı kutsal sayarlardı. Yunanlıların ticaret tanrısı

Hermes’in asası bir fındık dalıydı. Eski Romalılar da fındığa önem vermişlerdi.

Düğünlerde, çeşitli şenliklerde, bir teke, fındık dallarına sarılıp yakılır,

böylece tapınağa kurban edilirdi. Sihirbazların mucizeler yaratan sihirli

değnekleri de aslında birer fındık dalıydı. Araplar’a göre elinde fındık

dalı bulunan bir kimse, kendini bütün kötülüklerden koruyabilirdi.


Fındığın kutsallığına inanan uluslar arasında İngilizlerle Fransızlar da vardı.

İngilizler Noel sofralarında fındık bulundurmayı, sofrayı fındık dalları ile süslemeyi

gelenek haline getirmişlerdi. İtalyanlar da fındık türlerine ermişlerinin

adlarını vererek fındığın kutsallığını belirtmek istemişlerdir.


Müslümanlarda da fındık önemli bir yer tutar. Din adamları fındığın bir cennet

meyvesi olduğuna inanmışlardı. Adem babamız gökten yere indiği vakit,

Tanrının emriyle 30 çeşit meyveyi de birlikte getirmişti.

Bunların arasında fındık da vardı. İnsanoğlu yerleşik düzene geçip tarım

yapmaya başladığından beri pek çok bitkiyi ekip biçmiştir. Fındık da bunlardan biridir.


Yaklaşık 5 bin yıldır bilinen fındığın vatanı Anadolu’dur. M.Ö. 400’de Pontus

kıyılarından geldiği için Pontus Cevizi adını almıştır. Sicilya ve İspanya’ya Araplar

tarafından götürülmüştür. Yeryüzünde 360-410 kuzey enlemlerinde kendine özgü

iklim koşullarında yetişebilen fındık, deniz kıyısından en çok 30 km içeride ve

750-1000 metreyi geçmeyen yerlerde ürün vermektedir.

Dünya yıllık fındık üretiminin g-75’ı Türkiye’nin Karadeniz kıyılarında yapılmaktadır.

İtalya, İspanya ve Amerika fındık yetiştiren diğer ülkelerdir.

Türkiye’nin en çok yağış alan bölgesi Karadeniz’de arazi fazla eğimlidir.

Toprağın yapısı ve iklim koşulları Karadeniz Bölgesi’nin önemli bir

kısmında fındık dışında başka bir tarıma izin vermemektedir.

Fındık, erozyon tehlikesiyle karşı karşıya olan bölgede verimli toprakların

yok olmasını engelleyip çevreye olumlu katkı sağlamaktadır.

Ayrıca bölgedeki fabrikaları doğal çevrenin bozulmasına neden olan

fiziksel ve kimyasal atıklar ortaya çıkarmaz. Fındık tarımı genellikle

küçük arazilerde ve aile işletmeciliği biçiminde yapılmaktadır.

Türkiye’de yaklaşık 600 bin hektar arazide 400 bin çiftçinin fındık

üretimiyle uğraştığı bilinmektedir. Fındık yetiştirildiği bölgelerde

doğrudan ya da dolaylı olarak 8 milyon insanı ilgilendirmektedir.

.

Fındığın İnsan Sağlığına Yararları

Kanser ve Kalp Damar Yetersizliğine Karşı Fındık ve Fındık Yağıı

.

Saglıklı beslenme ve gıda teknolijisi alanlarında kamu ve özel .

sektör kuruluşlarının kısa ve uzun vadeli sorunlarına iyi donatılmış.

labaratuar ve teknoliji gücü ile uygulamaya dönük çözümler .

bulmak amacıyla kurulan TÜBİTAK MARMARA MERKEZİ. .

Beslenme ve Gıda Teknolijisi Bölümü birim .

Başkanı Prof.Dr.Mehmet Pala ve çalışma arkadaşları .

Fındık ve Fındık Yağının saglık açısından degerlendirilmesi .

proje dahilinde araştırarak sonuçlarını kamuoyuna sundular. .

.

Prof.Dr.Mehmet Pala ve Dr.Filiz Açkurt yaptıkları açıklamada; .

Fındık ve Fındık yağının ulusal ekonomiye yaptığı 1 milyar doları .

aşkın katkının yanında besleyici özellikleri ile en önemli .

besinlerimizden biri oldugunu açıkladılar. .

.

Elde edilen sonuçlar degerlendirildiginde; .

Enerji degeri 639kcal/100g olan fındıgın protein içerigi % 8.2 olarak .

bulunmuştur.Bu deger bitkisel kaynaklı proteinler için önemli sayılmaktadır. .

İncelenen fındık çeşitlerinde ortalama yağ oranı % 62.7 olarak saptanmıştır..

Bu yagın, yağ asitleri bileşimin ? sini oleik asit oluşturmaktadır. .

.

Son yıllarda yapılan çalışmalarda fındıkta çok yüksek düzeylerde .

bulunan tek çift baglı doymamış yağ asidi oleikasidin kanda kolestürün .

yükselmesini önledigi ve böylece kalp-damar .

hastalıklarına karşı korucu etki gösterdigi belirtilmektedir. .

.

Fındıgın ve Fındık yağının bu açıdan önemi Amerika Birleşik Devletleri .

Kaliforniya eyalitinde yapılan 6 yıl süreli bir araştırma ile de belirlenmiştir. .

Bu çalışmaya göre günde en az bir kere fındık yiyen veya fındık yağı .

kulanan bir insanın, hiç fındık yağı kullanmayan insana göre .

enfarktüsten ölme riski yarı yarıya azalmaktadır. .

.

İncelenen fındık ve fındık yağı örneklerinde ortalama vitamin içerikleri;

B1 vitamin 0.33, .

B2 vitamin 0.12, .

niasin 1.75, .

B6 vitamini 0.24, .

E vitamini 31.4 MG/100GR`dır. .

Fındık ve fındık yağı vucutta karbonhitrat protein ve yağ metobolizmasında .

düzenleyici olarak görev yapan bazı B gurubu vitaminler için önemli bir kaynaktır..

B1 ve B2 vitaminleri için iyi, B6 vitamini içinse çok iyi kaynak oldugu saptanmıştır .

TÜBİTAK tarafından ülke çapında 960 okul çoçuyla yapılan bir tarama çalışmasında .

Türk çocuklarının ‘nı B2, ?’ünün de B6 vitamin yönünden yetersiz .

beslendikleri gözlenmiştir.Kan yapımı ve ruhsal sağlık açısından gerekli olan .

B2 ve B6 vitaminleri fındık ve fındık yağında önemli düzeylerde bulundugundan .

bu besinin her gün düzenli olarak tüketilmesi ülkemiz çocuklarının iki ana beslenme .

sorununa pratik bir çözüm olarak düşünülmektedir. .

.

Fındık ve fındık yağı E vitaminin bilinen en iyi kaynagıdır. Bu vitaminin kalp ve .

diger kasların sağlığı ve üreme sisteminin normal çalışması için gereklidir. .

Alyuvarların parçalanmasını önleyerek yine ülkemizde yaygın olan kansızlıga .

karşı koruyucu etki oluşmasını önleyerek veya oluştuktan sonra onları etkisiz .

hale getirerek kanser hastalıgına karşı korumasıdır. .

.

Fındıkta ve fındık yağında yüksek, çok çift baglı doymamış yağ .

asidinin az olması vucutta özellikle kalp dokularındaki hücrelerin korunmasını sağlamaktadır. .

.

Fındık ve fındık yağının kemiklerin ve dişlerin yapımı için gerekli olan.

kalsiyum kan yapımında görev alan demir büyüme ve çinsiyet hormonalrının .

gelişmesinde rol oynayan çinko için en iyi kaynaklarında birisidir. .

Ayrıca sinirlerin uyarımı ve kas dokusunun çalışması için gerekli olan potasyumda zengindir. .

İşte bu yüzden fındığın ve fındık yağının insan yaşamında degerli bir yeri oldugu görülmektedir. .

.

Resmi orjinal görmek için resme tıklayınız Fındıgın genel kimyasal bileşimi (g/100g)

.

NEM 4.6.

YAĞ 62.7.

KARBONHİDRAT 11.6.

PROTEİN 16.2.

SELULOZ 2.7.

KÜL 2.2 .

Fındığın içindeki Vitaminler (mg/100)

.

B1 Vitamini :0.33.

B6Vitamin :0.24.

B2 Vitamini :0.12.

E Vitamini :31.4.

NİASİN :1.75 .

Fındığın içindeki Minareller (mg/100)

.

DEMİR :5.8.

POTASYUM :655.3.

BAKIR :1.3.

KALSİYUM :160.0.

SODYUM :2.1.

MANGANEZ :5.1.

ÇİNKO :2.2.

MANGNEZYUM :16.2 .

.

Fındık vucutta karbonhidrat protein ve yağ metabolizmasında düzenleyici görevleri .

olan bir kısım B grubu vitaminler yönünden zengin bir kaynaktır. B1, B2 ve özellikle .

B6 vitamini fındıkta bol miktarda bulunur. Kan yapımı ve ruhsal sağlık için gerekli olan .

B2 ve B6 vitaminleri, gelişme çagında okul çocuklarının beslenmesinde büyük önem taşımaktadır. .

Bu yönüyle okullarımızdaki günlük beslenme programlarında, fındığa yer verilmesi .

çecuklarımızın sağlıklı beslenmeleri açısından pratik ve ekonomik .

çözüm olarak düşünülmektedir. Bu gerçek A.B.D de californiya eyalitinde yapılan .

altı yıl süreli bir araştırma ile de kanıtlanmştır. Bu çalışmaya göre günde en az bir .

avuç fındık yiyen bir insanın enfarktüsten ölme riski hiç fındık yemeyen bir kimseye göre yarı yarıya azalmaktadır. .

.

Evet, fındıkta yağ vardır. Hem de `-70 oranında. .

Yağların organizmada enerji saglamalarının yanı sıra vücut ısısının .

korunması dış etkenlere karşı korunma ve yagda eriyen vitaminlerin .

taşınması gibi önemli foksiyonları vardır. .

Ayrıca yağların bileşimde organizmamız için çeşitli görev ve yararları olan Yağ Asitleri bulunmaktadır.

Günlük dengeli beslenmede hayati bir besin ve katkı maddesi olan fındığın, sağlık açısından pek çok olumlu etkisi bulunuyor. Her gün sadece 25-30 gr fındık yemek, günlük E vitamini ihtiyacının yüzde 100’ünü karşılıyor. Oleik asit çoğunlukta olmak üzere yağ, protein, karbonhidrat, E vitamini başta olmak üzere çeşitli vitaminler, mineraller, diyabetik lifler, fitosterol (beta- sitosterol) ve anitoksidant fenoliklerin özel bileşimleri nedeniyle, insan beslenmesi ve sağlığı açısından fındık, kuruyemiş çeşitleri arasında önemli bir konuma sahip bulunuyor.

Fındığın besleyici ve duyumsal özellikleri onu, gıda ürünleri için benzersiz ve ideal bir malzeme haline getiriyor. Yüzde 60.5 oranında yağ içerdiği için fındık, iyi bir enerji kaynağı olma özelliği taşıyor. Birçok araştırmacı, fındık tüketiminin insan beslenmesi üzerine olumlu etkileri olduğunu söylüyor. Bu etkiler, tekli ve çoklu doymamış yağ asidi (yüzde 82.8 oleik ve yüzde 8.9 linoleik) bakımından zengin olan fındık lipitlerinin yağlı asit profiliyle ilgili olabilir.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, doymuş yağ oranının düşük ve tekli doymamış yağ oranının (MUFA) yüksek olduğu beslenme çeşitleri, kan lipiti düzeyinin kontrolünde etkili oluyor; benzer bir sonuç, koroner kalp rahatsızlığı (CHD) riskinde de olumlu bir etken olabiliyor. Ayrıca, fındık yağında yüksek oranda bulunan tekli doymamış yağ oranıyla zenginleştirilmiş beslenme çeşitleri; CHD vakalarının azlığı, tansiyon düşüklüğü, toplam kolesterol dengesinde düşüklük, lipoprotein yoğunluğunun (LDL) azaltımı veya tersinin çoğaltımı ve kan trigliserin değerinin düşmesi gibi benzer, olumlu etkiler oluşturuyor.

E vitamini açısından bitkisel yağlardan sonra fındık, en iyi ikinci kaynak. E vitamini, çözülebilir bir lipit fenolik antioksidan. Fenoliklerin antioksidan aktiviteleri, hidrojen atomlarını bağımsız köklere dönüştürme özelliğinden kaynaklanıyor. Bu bileşimler bağımsız kökler oluşturabileceği için, diyabetik hastalarda, kanser ve atherosclerosis önlemede potansiyelleri olduğuna inanılıyor. E vitamininin antioksidan görevi ve koroner kalp rahatsızlığı ve kanserle olan ilişkisinden dolayı, fındık ve fındık ürünlerini de içeren doğal gıda maddelerine tüketici ve sanayi tarafından olan ilgi artıyor. Her gün sadece 25-30 gr fındık yemek, günlük E vitamini ihtiyacının yüzde 100’ünü karşılıyor.

Son zamanlarda yapılan araştırmalar gösteriyor ki, fındıkta bol miktarda bulunan beta-sitosterol maddesi, kolesterolü düşürmede ve kanser (kolon, prostat, göğüs) gibi pek çok hastalığı önlemede önemli bir rol oynayabiliyor. Bu husus, tümör büyümesini engelleme ve apoptosis uyarımı içinde geçerli. Fındık ayrıca, kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum başta olmak üzere iyi bir mineral kaynağı. Tansiyonu dengelemesinin yanı sıra sodyum bakımından düşük; fakat mineraller bakımından oldukça cömert olan fındığın, kemik gelişimi ve sağlığı açısından da önemi büyük. Zira bu minerallerin sağlık açısından olumlu etkileri iyi biliniyor.

Tüm gerekli amino asitleri ve en gerekli mineralleri de içeren fındık, cystine ve methionine bakımından düşük olan baklagil kökenli gıdalarla birlikte protein kaynağı olarak kullanılabiliyor. Daha önce de belirtildiği üzere fındık, doğal antioksidanlar bakımından iyi bir kaynak. Bu, fındığın ve fındık mamullerinin nutraceutical potansiyelini işaret ediyor.
Sonuç olarak, fındık, günlük dengeli beslenmede hayati bir besin ve katkı maddesi, kalp sağlığı açısından da en faydalı nutraceutical madde. Unutmayın; günde bir avuç fındık yemek, sizi birçok hastalıktan koruyabilir.

Enerji verici ve besleyicidir. Cinsel gücü artırır.
* Böbrek rahatsızlıklarında, güç ve dikkat gerektiren durumlarda yararlıdır.
* Böbrekteki kum ve taşları döker
* Vücudunuzun ihtiyacı olan proteini rahatlıkla fındıktan karşılayabilirsiniz. Fındık vücutta artık madde bırakmadan protein verir ve vücudun normal çalışmasına, zayıf düşmemesine yardımcı olur.
* Gelişme çağındaki çocuklara da hem enerji verip hem de besleyici olmasından dolayı gelişmelerini daha iyi sağlamak için fındık vermeliyiz.
* Hastalığın Ardından Nekahet dönemleri için ve ayrıca bütün gün bedeni ve zihni yıpranmalarla karşı karşıya olanlar için fındık gerekli bir besin kaynağıdır.
* Afrodizyak olduğu tartışılabilir ancak, yüksek tansiyondan prostata, kalp şikayetinden menopoz dönemi sorunlarına kadar bir çok rahatsızlıklarda fındık vücudu güçlendirici ve sağlığımızı koruyucu bir iş yapar.
* Fındığın kolesterolü düşürdüğünü ve kalp krizi riskini azalttığını, içerdiği yüksek kalsiyumdan ötürü kemikleri ve dişleri güçlendirdiğini, cinsiyet hormonlarını geliştirdiğini ve inanılmaz biçimde insana günlük yaşamda enerji verdiğini ortaya koyuyor
* Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir, vücuda kuvvet verir, nekahet devresinin çabuk geçmesini sağlar.
* Fındıkta diyet lifi %1-3 oranında bulunur, barsakta kimyasal bileşiklerin toksik etkilerini, kalın barsak hastalıklarını, kabızlığı ve kalp rahatsızlıklarını önler, serum lipit düzeyi ve kan şekerini düşürür.
* Sodyum düşük, magnezyum ve potasyum yüksek olduğundan vücutta kan basıncını düzenlemede önemli rol oynar.
* Kansızlık, sindirim ve dolaşım sistemi bozukluklarını önlemede gerekli olan demiri içerir. Süt ve mamülleri demir yönünden yetersiz olduğundan fındık bunlarla tüketilirse, açığı kapatır.

Fındık Yağı

* Fındık yağı bol miktarda kalsiyum ihtiva eder ki bu da kemik ve diş gelişimi ve güçlenmesi açısından çok önemlidir.
* Fındık yağı bol miktarda kalsiyum ihtiva eder ki bu da kemik ve diş gelişimi ve güçlenmesi açısından çok önemlidir.
* Fındık yağı kolesterole iyi gelen, kalbi koruyucu ve kanseri önleyici etkisi olan, kan yapımında gerekli olan demir bakımından da zenginliği kabul edilen bir besindir
* Kolesterolü düşürür, kan şekerini dengeler.
* Demir ihtiva eder, kansızlığa karşı etkilidir.
* Zengin kalsiyum içeriği ile büyümeyi hızlandırır, diş sağlığını korur.
* E vitamini sayesinde hücrelerin yenilenmesini sağlar.
* Kalp damar ve kanser hastalıklarına karşı fındık yağı koruyucu etkiye sahiptir.
* Fındık yağının kansere ve kansızlığa karşı da koruyucu etkisi vardır.
* Fındık yağı bileşiminde %82 ye varan oranlarda oleik asit bulunmaktadır. Oleik asit kanda yüksek yoğunluklu lipoprotein oranının artmasını ve kan kolesterolünün azalmasını sağlar, böylece kalp damar hastalığı riski azalır. Günde en az 1 kez fındık yiyen insan hiç yemeyene göre 1/2 risk taşır.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git