Sünnette göremediğimiz bazı fiiller ve dindeki yerleri

Sünnette göremediğimiz bazı  fiiller ve dindeki yerleri
20 Nisan 2012 tarihinde eklendi, 406 kez okundu.

Sigara içmek , ney vs çalmak , def dümbelek , ud , keman çalmak icra etmek , türkü söylemek , perişan ve pejmurde gezmek , tesbih kullanmak , özel hırka elbise ler giyinmek …uzun kavuk yeşil kavuk beyaz kavuk giymek … riyazete girmek , sema yapmak , müzik eşliğinde zikir çekmek …
daha çok örnekler verilebilir.


Kitap ve sünnet ölçülerine uyabilecek olgunluk ve fıtratta olan müslümanlar onlarda görmedikleri hal ve metodlara iltifat etmemelidirler. halleri kendilerinin fıtratlarının korunmuş olduğuna delildir. böyleleri kitap ve sünnet eksenini koruyarak terbiye eden şeyhlerden eğitim almalıdırlar.
bazılarının fıtratları içinde bulundukları aile çevre ya da toplumtarafından bozulmuş olabilir. ya da o halde dünyaya gelmiş islamla tanışmış olabilirler. bu durumda olan insanlara ulaşmak için onların ugraştıkları alanlardan birine girip onlarla ortak degerler bulan allah dostları vardır. bunlar o kalpleri güzel insanları o boş işlerden kurtarıp islam terbiyesi vermek için ugraşırlar. bu durumu göz önüne alıp açık bir nasla haram kılınmamış fiilleri işlamalari konusunda onlara eziyet etmemek uygundur.

Ben şunu yadırgarım.
islam ölçülerine uygunluk açısından en uygun hal ve amelde olanların bazen daha aşagı seviyelerdeki insanların hallerine özendiklerini görüyorum,hatta onların dindeki serbestliklerine bakarak biz de böyle rahat etmek isteriz diyenlerini de görüyorum.

Bir hadis vardır müzik kalpte nifak bitirir der. islami hareket adına tiyatro sinemayla tanışınca yüzlerce binlerce genç insan def dümbelek ardından da isyan müzikleriyle tanıştı. hatta aralarından bazılarının arabesklerle bunu dinlerken amma içilir haa dediklerini bile duymuşumdur.
müzik bazılarının hayat tarzıdır. Oradan Allaha yol açmak evliyanın işidir.
ama müzik dinlememek kuran ve sünnetin temel seviyesidir. Başka halde olanlara özenmek üzücüdür yanlıştır. Bu maraza arada bir düşenler bunu devam ettirmemeli alenen yapmamalıdır.

Pürtesettür insanların pantolonla gezmeye özenmesini bir yere oturtamam.Kadın kadına göbek atanları duyunca da erkek erkeğe horon tepenleri duyunca da üzülürüm.
vaah ümmete muhammed derim .

Sigara içmeyenleri bilirim tasavvufa girince sigara içmeye başlamışlardır. Şeyhe özenerek. Nefsini kırmak için sigara içmeye başlıyorlarmış . üzülürüm.

Peygamberimizin hitab ettiği fıtrat seviyesindekiler daha alt seviyedekilere özenmeyin.
Tasavvuf dergahları hevahaneler degildir. Heva –heves ve nefis marazlarının tedavi edildiği yerlerdir. Orada dışarıdan bakınca nefse hoş gelen serbestlik ve genişlik evet vardır. nefslerinin dengelerini bozduğu insanlar tedavi edilmektedir. O arada kullanılan metodlara ve hoşgörüye özenip sünnet sınırlarını aşmayın .

Mevlana nın sözleriyle helak olacak insanlar . nefis tezkiyesiyle uğraşanlar iseler ancak kendilerini frenliyorlardır diye esgeçmek lazım demekki subhanallah .

müellefei kulub asrı saadette namaz kılmazlardı bazılarının başka büyük günahları da vardı . efendimiz onların din dairesinde kalmalarını önemserdi.
münafıkalar vardı onlar içlerinde başka duygular taşır dışlarında iman izhar ederlerdi.
kadınlar vardı fuhuş diye nitelediğimiz şeylerle yıllarını geçirmişlerdi . erkeklerle çok serbesttiler . iman degerlerine uygun yaşayanlar onları kollardı. Elden geldiğince es geçerlerdi bazı hallerini.

Çocukluklarından beri İslam degerleriyle buyuyenler . o degerlere uygun evlenenler. Sizlere ne oluyor…peruk takıp üniversiteye gitmek peruk takıp çalışmak durumundamısınız gerçekten de.
çocuklarını bakıcıya emanet edip bireysel gelişimini universiteli kriterine yukseltmeye calısanlar sizlere ne demeli … eşleriniz sizin sevginize muhtaç çocuklarınız sizin özen ve terbiyenize muhtaç siz bireysel gelişiminizi üniversite standartlarına çıkarmaya çalısıyorsunuz. Neden _? İlkokul mezunu diye aşagılandıgınız için yada lise mezunu diye …
daha söylenecek çok şey var ama
kırmaktan korkarım incitirsem üzülürüm

Etiketler:

Sünnette göremediğimiz bazı fiiller ve dindeki yerleri Konusuna 12 Yorum Yapıldı
  1. Meryem diyor ki:

    Bravo.. Sonuç kısmı mükemmel olmuş ablacım

  2. semiha diyor ki:

    Canım söylenecek çoğu şeyi söylemişsin zaten. Nefse uyup doğru yoldan ayrılmamayı diliyorum Rabbimden. Diline sağlık. Allah razı olsun. Kendi adıma pay çıkarabilmeyi umuyorum.

  3. ayşe sibel diyor ki:

    Rumma hnm müzik dinlememek kur-an ve sünnetin temel seviyesidir derken;dinlemek günah değil ama olmaması daha kabul bir durum mu demek istediniz?Bu bilgi nerde yazıyor?

    1. rumma diyor ki:

      ●Soru: Ben, şarkı ve türkü dinlemenin hükmünü soracaktım.

      Cevap: iman amel ahlak butunlugu içinde allaha kulluk ameliyesinde şarkı ve türkünün yeri yoktur. emredilmemiş,tavsiye edilmemiş,özendirilmemiş amellerdendir.

      Bazı unsurları fısk(salih amel dairesi dışına çıkış) olarak nitelendirilmiştir. Bununla birlikte şiir şarkı türkü marş insanın yaratılışından dogasından gelen özelliklerindendir.nesirle oldugu gibi şiirle duyguların ifadesi caizdir.

      şiirin makamla edası caizdir.makamlara uygun olarak sözlerin edası ve sanatsal yorumu caizdir.sözlerin içeriginde islami degerlere muhalefet varsa bu degerlerimize aykırılıgı sebebiyle mahzurlu hale gelir.

      erkeklerin sanatsal muzik yorumlarını kadınların ve erkeklerin dinlemesi caizdir. kadınların sanatsal yorumlarına kadınlarla alakalı var olan kısıtlamalar kadar engel vardır.

      sesli eda sadece kadınlaraysa ve bir mahzura dusulmemesi şartları olusuyorsa kadınlara da caizdir. kadınların erkeklerin huzurunda muzik eda etmeleri ve yorumlamaları mahzurlarından emin olunması durumu çok zor oldugundan caiz degildir.

      Kadınların erkeklerin huzurunda şiir okumaları nisbeten mahzuru daha hafif bir ameldir..

      ek 1 ; Butun şarkı türkü ürünlerinin bilgilenmek kasdıyla dinlenilmesi okunması elde edinilmesi kutuphanede bulundurulması caizdir.içerigi mahzurlu olanların eglenmek kasdıyla dinlenilmesi alınıp satılması tavsiyesi özendirilmesi caiz degildir.

      ek 2 ; şarkı ve türkülerin müzik aletleri eşliginde yapılan yorunlarında def vb basit aletler mubah gorulmuştur. daha ileri düzeydeki müzik aletleri hakkındaki yasaklama ve eleştiri içerikli hadisler cumhur tarafından mizik aletlerinin kullanılarak şarkı türkü soylenmesinin tahrimen mekruh ya da haram olarak nitelenmesine dayanak gosterilmiştir.

      Bazı alimler hadislerdeki çalgı aletleriyle alakalı nitelemelerin fısk fucur ehlinin işledikleri günahlara dair oldugunu buna gore ise yasaklananın müzik aletleri eşliginde işlenilen günahlar ve günah işlemek oldugunu söylemişlerdir.

      Bu anlayışa göre keman ya da def eşliginde ilahi soylemek ya da kahramanlık şiiri okumak caiz gorulmuştur. mubah amellerin Müzik aletlerinin eşliğinde yapılması amelin mubahlıgı cercevesinde mubahlık hukmune yakın gorunmektedir. ama efendimizin müzik aletlerini fısk amellerle birlikte anarak sanki birbirleriin ayrılmaz parçalarıymış gibi anmasında müzik aletleriyle içiçe bir hayat tarzından , müzigin bir yasam biçimi yapılmasından sakındırma gayesi oldugu gozlemlenmektedir.müzik kalpte nifak bitirir hadisi bu manayı çok net vurgulamaktadır.

      ek 3 ; Bunlara göre mubahlık ölçulerine uyan Müzik ve müzik kültürü bile batıdaki gibi hayatın asli unsurlarından biri haline (bir yaşam biçimi haline ) getirilmemelidir. mubahlık ölçülerine uymayan müzik ve kültürü bir kültürel deger olarak hayatın haşvında tutulmalı , onun asli unsurlarının yerini almasına izin verilmemelidir.

      İman edenler salih amel işleyenler hakkı tavsiye edenler sabrı tavsiye edenler… sıfatlarına sahip bir imani hayat bizi kurtaracaktır. dışında kalan hayat tarzları ise örnegimiz peygamberimizin yüz çevirdiği ve yüz çevirin dediği hayat tarzlarıdır

      M.Önder Nar

  4. Cahide diyor ki:

    Rummacığım yazı sana ait yanılmıyorsam? eğer böyle ise bu yeteneğin içinde seni ayrıca kutlarım. Maşaallah Barekallah!
    Çoğunlukla aynı fikirlere sahip olduğumuzu bilmek ne güzel.
    Rabbim ayaklarımızı kaydırmasın kardeşim

  5. rumma diyor ki:

    Canım nerde bende o kabiliyet yazı eşime ait..:)

    Müzikle alakalı olan yazıda kendisinin..

    Amin canım. Allah doğru yoldan ayırmasın bizleri feraset sahibi müslümanlardan eylesin..

  6. havva diyor ki:

    tiyatro ve sinema seyretmeyi bazende müzik dinlemeyi severim bu yazınıza göre ben kötü bir insanmı oldum anlamadım.ben üniversite okumadım ama çok isterdim.size katılmıyorum.yeni bilgiler öğrenmek ilim irfan sahibi olmak güzel birşey sanırım.çocuğuyla ilgilenmek yerine komşusuyla dedikodu yapan insan sayısıda çok fazla sanırım.sitenizi beğeniyorum başarılarınızın devamını dilerim.

  7. aa diyor ki:

    Tiyatroya gitmenin dindeki yerine dair bir yazı

    yazının yazılış gayesi kimseyi incitmek ya da aşağılamak değildir. sözleri söyleniş gayelerine göre değerlendirmek gerekir.
    yazı da vurgulamak istediğim şey insanların dini değerleri hayatlarında uygulama kriteri açısından farklı farklı olanları olduğu dini değerleri hayatında yaşamak durumunda daha ileri düzeyde olanların daha aşağıda olanlara özendiklerini gözlemlemem ve onları uyarmaya çalışmamdır.
    yazı bize nisbetle dini değerleri tatbikte daha az sayıda dini değeri hayatında yaşayan ve yaşatanları aşağılamak hakir görmek için yazılmamıştır. 100 altını olanın 50 gümüşü olana özenmesinin akıl dışılığını hatırlatmak içindir.

    yaşı kemalde olanın çocuk gibi davranmaya özenmesi ;
    evlilerin bekarlığa özenmesi ;
    çocuk sahibi olanların çocuğu olmadığı için birçok yapmak istediği şeyi daha rahat yaptığını gördükleri çocuksuz insanlara özenmeleri ;
    dünyanın gelip geçiciliğinin farkına vardığı için ahirete yönelen insanların arada durup da henüz o seviyeye gelmemişlerin haline özenmeleri ;
    kıyafetle alakalı dini degerlere en hassas şekilde uyanların , serbest kıyafetlerle gezenlere özenmeleri (ve sade giyinmeyi bırakıp albenili giyinmeye başlamaları) ne dikkat çekmek içindi.
    (bu örnekleri açarak yazmak isterdim ama yer ve vakit yok )

    insanlar dini değerleri hayatlarında tatbik etmede kendilerinden zayıf durumda olanlara neden iltifat eder düşünmeye davet etmek ve yukarı doğru yönelmesi gereken gayretin, aşağıya doğru olmaya başlaması durumuna geçenleri uyarmak içindi.

    Peygamberimizin dini öğretirken izlediği yöntem
    peygamberimiz sahabei kiramı eğitirken onları önce imana, sonra imanın gereği amellerden farzları yapmaya, sonra en büyük haramlardan kaçınmaya ;
    sonra , sayıları zamanla artan ve hayatın her alanında doğrularla yanlışları ayırt etmek için konulan diğer farzları yaşamaya ve büyük haramların yanı sıra indirilen diğer haramlar ve yasaklardan sakınmaya ,
    sonra , sünnetler ve nafilelerle Allaha kulluk etmeye davet etmiş özendirmiş , bazı fiil ve davranışları sessiz kalarak , uzak durarak , ” ben böyle yapmam”(örnegin erkeklerin kadınlarla tokalaşması sorulunca -; ben kadınlarla tokalaşmam buyurdU ) , diyerek uzak durmamızın daha uygun olacağını söylemiştir.

    dini değerleri yaşarken tederruc vardır
    dini değerleri yaşarken tederruc (yani önce önemliyi sonra daha ikincil seviyede onemliyi yaparak Allaha kulluk etme ) vardır.
    haramlardan kaçınmada da bu tederruc vardır.

    dini hayatımızı düzenlemedeki karışıklığın sebebi nedir
    dini hayatımızın bu sıralamaya uygun gelişmesi gerekirken ; farzları ihmal ederek, haramları işleyerek , bazı nafilelere farz değeri ; bazı mekruhlara da haram değeri vererek, dini degerlerin dindeki yerlerinin değiştirilmesi dini hayatımızdaki karışıklığın sebebidir.
    Bu ise , kişinin ya da topluluğun dini konularda bilgilerinin olması gereken gibi olmadığını gösterir.

    farzların ve haramların seviyesini geçmiş bir insanın , içinden bir başkasıyla zina etme duygusu gelmesi dininin tehlikede olduğunu gösterir.
    Üçüncü seviyeye geçmiş, ( nafileler seviyesine ulaşmış bir dindarlaşma gayreti içinde) olan insanın ; sinemayla tiyatroyla şarkıyla türküyle okulla diplomayla işi olmaz .(çünkü bunlar bulunulan seviyede önemlerini yitirmişlerdir. )
    o seviye Allaha yönelme ve Allaha ulaşma seviyesidir.
    Orada yeni çıkan fetih 1453 merlinin Çırağı , zaman yolcusunun karısı filimlerinin merak edilmesi olmaz.
    Gündem şehir tiyatroları olmamalıdır. Olmaz da zaten. Olursa tavaf esnasında vakti gelen dizi filmi taktığı özel gözlükle seyreden bir yandanda , lebbeyk allahumme lebbeyk demiş olan gariban konumuna düşülür.
    Ölme vakti yaklaşan bir insanın, Fenerbahçe GS maçı ne oldu diye merak etmesi garabeti olur.

    o yazıyla Müslümanların dini değerleri yaşama açısından üçüncü seviyede olanlarını birinci seviyeye özenirken görmekten oluşan iç burukluğunu ifade etmek istedim.
    tiyatro meraklıları sinema takipçileri, dügünlerinde pasta kesenler, kına gecesi rock , rap , ney , ud ,keman çalmak isteyenler, hala okul bitirip adam olmak isteyenler (okul bittiğinde de adam olamayanlara bakmak lazım), haşemayla denize girmek isteyenler , kımız ve boza yı merak edenler , daracık kot giyip pardüsonun altından kot giydiğini gösterenler, kendilerine yakışıp yakışmadıgını bir de fotografını çekerek kontrol edecek kadar hassas güzellik meraklıları, sahilde el ele kol kola gezme meraklıları , başkalarının viski içtiği kadehlerle limonata içenler, mevlananın sözlerine flicker den buldukları fotolarla fon yapıp başkalarına aşk satanlar, araya araya sigara içen şeyh bulup kafasına göre takılmaya devam edenler , senei devriyesi geldiğinde mavi marmarada ölenleri içeren afişlerle onları ananlar,
    kocalarına itaat etmeyi onurlarını inciten davranış olarak algılayanlar, çocuklarını terbiyeyle ugraşmayı en angarya iş sayanlar, ellerine geçen paralarla fısk ve fucura yönelenler, mekke de yaşayıp pariste yaşamaya özenenler , güzel koku sürünüp güzelliklerine güzellik katarak dışarı çıkanlar , makyajı kocasına degil dışarı çıkarken yapanlar, … i kasdetmedim .

    Dindarlaşmada yapılması gerekenler ve izlenilmesi gereken sıralama
    Konumunuzu belirleyin ve didarlaşma konusunda peygamberimizin öğrettiği gibi farzları yapıp buyuk haramlardan kaçınmakla işe başlayın .
    sonra nefsinizi ve aklınızı kontrol ederek ikinci merhaleye geçin butun farzlara şartları oluştuğunda yapacak düzeye yükselin ve bütün haramlardan karşı karşıya kaldığınızda uzak duracak iman halinde olmaya çalısın .
    sonra ucuncu merhaleye geçin peygamberimizin sünnetlerinden en çok devam ettiklerine özenin . güzel ahlak ölçülerine uymaya hassa olun. haram ve supheli şeyler yemeyin efendimizin yuz çevirdigi şeylerden yuz çevirin. Allaha yönelin.
    işte bu makam Allahın kudsi hadiste haber verdiği makamdır.

    kullarımdan en razı olduğum şeyler farzlardır ve haramlardan uzaklaşmalarıdır. Kullarım bana nafilelerle yakın olmaya çalıştıklarında onları severim sevince utan elleri işiten kulakları gören gözleri olurum . bir şeyin şerrinden bana sığınırlarsa onları o şeyden ve şerrinden korurum.
    halk arasında velilik denilen şey işte dini hayatını bu üçüncü seviyeye çıkarmayı başarmış müslümanların halinin ismidir.

    Dindarlıkta kendinizi kandırmayın konumunuzu belirleyin ve aşagıya degil yukarıya dogru gidin
    sinemaya gidiyorum tiyatroyu seviyorum diyen insanın makamı 2. Seviyedir. Henüz dini değerler ile dünya ve nimetlerinden nasip alma duygularının ayrışmadığı bir halde olanların seviyesidir.
    Bu yazdıklarım sadece vakıa tesbiti içindir. Bu makamda bu tür şeyler olur ve yaparsınız tabii . mesele sizi Allahtan alıkoyan her şeyin kumar olduğunu anlamanıza kadar devam eder. Kumar da oynadığınız şey hayatınızdır. Vaktiniz varsa sallana sallana acele etmeden dünyayı seve seve doya doya yaşayın sonra dünyaya doyunca Allaha yönelirsiniz. Fazla vaktiniz yoksa 2. Seviye de dünya yolculuğunu tamamlarsınız. Vaktiniz varmışsa eger 3. Seviyeye vakit bulursunuz.

    Din nedir diye sorarsanız.
    din ; Allaha iman , bu imanın gereği bir hayata teslim olmak ve o teslimiyeti peygamberi örnek alan bir ahlakla ahlaklanarak yaşamaktır.

  8. Sevgili Rumma, yazı gerçekten çok güzel. eşinizin ellerine, sizin yüreğinize sağlık.iyi ki, paylaşmışsınız.

    İslamı geç tanıdım, geç müslüman oldum ben. sonra Türkiyeye geldiğimde yaşamaya İslama nispet edilen değişik şeyler gördüm.

    Benim okumalarımda, yani hadis Kuran okumalarımda görmediğim, ama sünnetten sayılan şeyler..

    Ben çalgı aleti haram dedim, burdakiler ney sakinleştiriyor helal dediler. ben hadis söyledim, ama Said Nursi olur diyorlar.

    bazen korkuyorum, hep aklıma bir sahabenin dediğiaklıma geliyor böyleolunca.

    Tam hatırlamıyorum ama anlamı “Başınıza taş yağacağından korkuyorum, ben size Allahın resulu şöyle şöyle dedi diyorum, siz bana Ömer, Ebu Bekir böyle dedi diyorsunuz!”

    SubhanAllah…

    aslında söylenecek çok şey var,bi de benim bu aralar o kadar kafam karışık ki, bazen diyorum elimizde bu kadar kitaplar,internet.. sahih herşeyi bulma imkanımız var.
    Sünnete sarılmak varken, neden insan sünnet olmayan bidat şeylere, hatta bazen harama yapışırki?! bunun İslam adı altında işlenmesi daha da üzücü.

    Okumak lazım, araştırmak.

    Allaha çok şükürediyorumki, ben ailemden görerek müslüman olmadım.ateist bir çevrede yetiştim,ailem öyle. İslamı sonradan buldum ve araştırdım,okudum..
    iyiki, sahih kaynaklardan araştırarak, okuyup öğrenerek bu dini seçmişim ve yaşamaya çalışıyorum.

    Allah razı olsun Rumma…

    wassalam.

  9. rumma diyor ki:

    Aysel hanım ,Allah islamı yaşama gayreti olan bütün müminlerden razı olsun inşaallah..Yorumunuz beni hem sevindirdi hem duygulandırdı..Bloğunuzuda ziyaret ettim ,fotoğraflara bayıldım ama yorum yapma panelini göremedim..:(

    selam ve dua ile..

  10. n. diyor ki:

    Peygamber Efendimiz aleyhissalatı vesselam bir kadının çekirdeklerle veya çakıl taşlarıyla tesbih çektiğini gördüğü halde yasaklamamıştır. (Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbni Hibban, Hâkim)

  11. n.

    yasaklamamıştır ama sünnet bir amel değildir.. Rasulullah s.a.w taşla, boncukla, tespihle zikr yapmış mıdır? tabiki hayır.

    parmaklarıyla yapmış hatta taşla zikr çeken sayan kadınlara :”Nebi (s.a.w) kendilerine Tekbir, Takdis ve Tehlile (Allah-u Akber, SubhanAllah ve Elhamdulillah) riayet etmelerini ve bunları parmaklarla yapmalarını emrederek:

    “Kuşkusuz parmaklar sorguya çekilecek ve konuşturulacak. Rahmeti unutarak gaflette olmayın” buyurdu.
    (Ebu Davud 1501, Tirmizi 3583)”

    Neden Rasulullah’ın saw söylediği, öğrettiği gibi yapıp sünnet sevabı almayalım?

    ayrıca unutkanlık ve yaşlılık sebebiyle o zamanlar birkaç insan taşla yapmışsa, biz gençsek,aklımız yerinde, şuurumuz açık,parmaklarımız var..

    Sünnete yapışalım!

    wassalam

Sayfa başına git