Gün Uçup Gider…/ Sevim ARSLAN

Gün Uçup Gider…/ Sevim ARSLAN
3 Temmuz 2009 tarihinde eklendi, 206 kez okundu.



Gün Uçup Gider…
Sevim ARSLAN

“Kapılar tutulmuş neylersin
Neylersin içerde kalmışız
Yollar kesilmiş.” Paul ELUARD

Sabahın ilk saatleri… Şehrin de… Kokusu bile başkadır, günün o saatlerinin. Evden çıkıp, beni işime götürecek servise yetişebilmek için koşar adımlarla geçtiğim sokaklar, cadde; o anlarda bana hep seyrettiğim bir filmin farklı kareleri gibi görünür. Aynı insanlarla karşılaşırsınız. Servis bekleyenler, dükkânlarını açanlar, bir yerlere varabilmek için koşuşturanlar…
Uğradığınız simitçi fırını; fırından yeni çıkmış simitlerin taze kokusuyla doludur. İnsana yaşadığını hissettiren o muhteşem kokuyla… O köşede bekleyen birkaç kişi vardır. İçim güler, yüzüm güler. “Günaydın!” derim.

O günaydınlar sürüp gider.

Servise bindiğim ilk beş dakikada deniz görünür. Sabahın ilk saatlerinde deniz, her zaman büyüleyici olmuştur benim için. Sessiz, ıssız bir orman gibidir nedense…

İşte tam o sıralarda; öğrencilerime anlatacaklarım kafamda şekillenir. Yol boyu kendimle konuşur dururum:
“Çocuklar, mutlaka günlük tutmalısınız!
Sözün uçup gitmesine, günün uçup gitmesine, hayatın uçup gitmesine izin vermeyin!
Yazın! Sizde kalsın yaşadıklarınız. Yıllar sonra dönüp baktığınızda, zamanın orada durduğunu görün!”

“Kimse dinlemiyorsa beni ya da istediğim gibi dinlemiyorsa, günlük tutmaktan başka çare kalmıyor. Canım insanlar! Sonunda bana bunu da yaptınız!” Oğuz ATAY.

“Güzel şeydir günlük tutmak. İnsanlığı içtenliğe iteler. İteler ya, kolay mıdır doğru sözlü, doğru özlü bir insan olmak? Küçüklüklerini, güçsüzlüklerini, korkularını, kinlerini, kıskançlıklarını, yani bütün kirli çamaşırlarını okurların önüne sereceksin. Hem de utanmadan, ürkütmeden… Buna büyük bir yazar olmak yetmez, bilge olmak da gerekir.” Salah BİRSEL.

“Günlük dediğimiz yazarın kendi kendisiyle alçak sesle konuşmasından başka bir şey değildir. O günü gününe tutulmuş hatıralar, bir iç dökme ihtiyacından doğmuştur.” Suut Kemal YETKİN.

“Yüzlerce anım var, zaman zaman bunlardan biri; durup dururken canlanıp, beni ezmeğe başlıyor. Nedense, yazmakla onu defedeceğime inanıyorum.” DOSTOYEVSKİ.

Sadece yaşadıklarımızı değil, o günü anlamlı kılan bir paragrafı, bir şiiri, birkaç dizeyi, bir satırı, hatta bir kelimeyi… Tarih atıp, not etmek…

Cemal Süreya’nın, “999.Gün – Üstü Kalsın” adlı günlüğünden:

122.Gün
“Yüzün bir başka hüzün
Hüzün bir başka yüzün” T.PEKİNEL.

260.Gün
Dün akşam saat sekizbuçukta uyudum. Amacım, gece yarısından hemen sonra kalkıp ‘Sıcak Nal’ üzerinde çalışmaktı. Ne var ki uyandığım zaman, saat sabahın yedisini gösteriyordu.

Gökyüzüne çarpıp düşen kelebek
1-Ağustos 1985

291.Gün
Yaşadığımız hayat yüzümüze vurur.”

Annem de her zaman yanında küçük bir defter ve bir iki kalem taşırdı. O deftere sürekli bir şeyler yazardı.
Ölümünden, yani o büyük depremden sonra; içlerinde ne var diye merak edip karıştırırken; babamın öldüğü günü not aldığı defter karşıma çıkmıştı. “Bugün, çok sevgili eşimi; babamızı, her şeyimizi kaybettik. Cenâb-ı Hak yardımcımız olsun. 28 Haziran 1968”

Sabahın ilk saatleri…
Şehir giderek kalabalıklaşır. Sessizlik giderek bozulur.
Bugün öğrencilerimle “Günlük” konusunu konuşacağız…
Cesare Pavese’nin şu satırlarını yazarak derse başlayacağım…
“Yaptığımız her şeyin sırası gelip bir anı olacağı gerçeğini hesaba kattığımız bir gün vardır. O gün, olgunluğa ulaştığımız gündür. Ona varmak için de kişinin anıları olması gerekir.”

ELUARD’ın şiirindeki gibi kapılar tutulmasın diye, içerde kalmayalım diye yollar kesilmesin diye; yazmak, not almak, günlük tutmak gerektiğini anlatacağım onlara.
İlerki yıllarda; çocuklarımıza, yaşadığımız olayları, o olaylar karşısında hissettiklerimizi taşıyabilmek için.

Etiketler:

Gün Uçup Gider…/ Sevim ARSLAN Konusuna 2 Yorum Yapıldı
  1. Sevim Arslan diyor ki:

    Yazılarımı böyle bir blogda okumak beni ayrıca mutlu etti. Yalnız kim olduğunuzu bilmiyorum. Tanımak isterim. Teşekkürler…

  2. rumma diyor ki:

    Merhaba ,Sevim hanım…

    Yazılarınızı sanatalemi.netten takip ediyordum. Gerçekten uslubunuz ve anlatım tarzınız çok hoş…

    Kendimi nasıl tanıtabilirim bilemiyorum.Edebiyat dünyasından tanıyabileceğiniz bir isim olduğu için , yazar Ali Nar amcamız olur diyebilirim..:)

    Güzel yorumunuz için teşkekürler..sevgiler

Sayfa başına git