İslam
Oku
8 Eyl

Bir sabah, müdürüm, elinde bir kitapla geldi ve “bu kitabı patronumuz sana gönderdi; bunu okuyacakmışsın” dedi. Kitap, çevre mevzûatına dâir seminer notlarıydı.
O anda içimi sevinçli bir telâş kapladı.
Önce, beni, bu kitabı okumaya ehil birisi olarak gördüğüne memnun oldum.
Sonra bir düşünce aldı beni…
More >
Safer ayı uğursuzmudur /Mehmet talu
8 Eyl

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Safer, kameri ayların ikincisinin adıdır. Resmi vesikalarla hususî mektuplarda ve takvimlerde “Saferu’l-hayr” şeklinde yazılır ve (s) rumuzuyla gösterilirdi. Bilindiği gibi kamer (ay)ın doğuş ve batışına tabi olan ay hesabına “kamerî aylar” denilmektedir ki şunlardır: Muharrem, Safer, Rebîu’l-evvel, Rebîu’l-ahir, Cemaziye’l-evvel, Cemaziye’l-ahir, Receb, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce. Bu hususta Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:
“Hakikatte ayların sayısı ALLAH katında, ALLAH’ın kitabında -ta gökler ve yeri yarattığı günden beri- on iki aydır. Onlardan dördü haram olanlardır. İşte bu, en doğru hesaptır. O halde bilhassa bunlarda, o haram aylarda nefislerinize zulmetmeyin. Bununla beraber müşrikler sizinle nasıl topyekûn harb ederlerse, siz de onlarla topyekûn harb ediniz. Bilin ki ALLAH, haramlardan, fenalıklardan sakınanlarla beraberdir.” (Tevbe Sûresi: 36)
More >
Enerjimizi Yutan Kara Delikler
5 Eyl

Enerjimizi Yutan Kara Delikler
Enerjimizi yutan kara delikleri kapatmayı bilmiyoruz. Ruhumuzdan, bedenimizden ve yaşadığımız mekândan delikli süzgeç gibi enerji (nur) sızdırıyoruz. Üstelik bu enerjiyi (nuru) yeninden kazanmanın yollarını da çoğunlukla bilmiyoruz. Peki bu konuda neler yapılabilir?
* Sizi el açtırıp fakirliğin musibetlerine düşürmeyecek miktarın dışında, ihtiyacınızdan fazla olan parayı istiflemeyin, imkânınız nispetinde Allah yolunda harcayın!

* Kullanılabilir olup kullanmadığınız eşyalarınızı ve giysilerinizi ihtiyaç sahiplerine verin, evlerinizde istiflemeyin! Bunun size kaybettirdiği enerjiyi bilseydiniz, evlerinizi bomboş ederdiniz.
Ve ‘La’ Dedi önce, ‘Lebbeky!’ Diyenler…
5 Eyl

Tek bir harf…
Bir harf ama bütün harflerden müteşekkil nice cümleler onun yanında acze düşüyor…
Arapçadaki ‘la’dan söz ediyorum.
Öyle bir harf ki bu, insan hayatının, ya ebediyete giden mecra veya inkisarla sonuçlanan bir macera olmasını sağlıyor.
Nasihat
4 Eyl
Hepimiz için, İstanbul’un mânevi Fatihi, Fatih Sultan Mehmed (kaddasAllahu sırrıhul aziz) hazretlerinin hocası Akşemseddin (kaddesAllahu sırruhul aziz) hazretlerinin nasihatleri
Akşemseddin hazretleri diyor ki:
1- Her işe besmele ile başla…
2- Daima temizliğe dikkat et…
3- Sâlih amel işle…
4- Asla tembel olma…
More >
Dilekler dualaşır, dualar gerçekleşir…
4 Eyl

Hayat, bakış açısından ibarettir. Üzüntümüz de, sevincimiz de hayata baktığımız pencereye göre değişir.
Sahi, siz hayata hangi pencereden ve ne açıdan bakıyorsunuz?
Eğer mutlu değilseniz, hayata baktığınız pencereyi değiştiriniz.
Üzüntülerden kurtulamıyor ve sürekli sıkıntıların kıskacında eziliyorsanız, hayata bakış açınızı hemen başkalaştırınız.
Ruyayı gören ruhmudur
4 Eyl

Ruh, parlak bir nur gibi âlemde gezer.
Bu gezinti esnasında âlemde gördüklerini bazen beyne aktarır.
Bu esnada rüya görülür.
Rüyâlar görülmeyen alemlerin kapısını aralayan şifreler gibidir.”
- İnsanın uykuya dalması sırasında ruhun cesetle irtibatı kesilir. Ruh, parlak bir nur gibi âlemde gezer. Bu gezinti esnasında âlemde gördüklerini bazen beyne aktarır. İşte bu esnada rüya görülür.
Kanserden ,ülsere her hastalığa deva olan ayetler
3 Eyl

İnsanın hastalandığında şifa için sebeplere müracaat etmesi, bu çerçevede doktora gitmesi, doktorun tavsiyelerine uyması, verdiği ilâçları kullanması, hastalığın hikmetlerini kavrayarak sabretmesi ve şifayı yalnız Allah’tan beklemesi; sağlıklı günlerinde ise sıhhat ve âfiyetini gözetmesi ve sıhhatini bozmamaya dikkat göstermesi hiç şüphesiz şifa için önemli birer fiilî duâ niteliği taşır. Şifa için olsun, deva için olsun, derde derman için olsun, Bedîüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, duâyı mümkünse fiilî olarak yapmak, bununla beraber kavlî duayı (dil ve kalp ile yapılan duâyı) da ihmâl etmemek gerekir.1
SİHİR, BÜYÜ, TILSIM VE KORUNMA YOLLARI
3 Eyl

SİHİR, BÜYÜ, TILSIM
EBUBEKİR SİFİL
İnsan kendisine bahşedilen irade ve imkanları hangi yönde kullandığına bağlı olarak; yaratılmışların zirve noktasına çıkabilir, “eşref-i mahlukât” sıfatını kazanır.
Ya da alçaldıkça alçalabilir, “esfel-i sâfilîn” aşağıların aşağısı olur.
İnsan rahmanî kudrete de, şeytanî vesveseye de açıktır. Bu güçlerden hangisine meylederse, kişiliği ve eylemleri o doğrultuda şekillenir, çevresine de yine o doğrultuda tesir eder.
Terbiye ve tezkiye edilmemiş nefsin toplumu etkileme, nüfuz ve şöhret elde etme, insanları kontrol altında tutma ve yönlendirme gibi eğilimleri vardır. Pek çok kişide tutkuya dönüşmüş bir eğilimdir bu.
More >





