
……………………………..
Tempo dergisinden alıntıdır..
Nihat Hatipoğlu, İslami açıdan yeni yılla ilgili sorularımızı şu şekilde cevapladı.
- Bir Müslüman 31 Aralık gecesini nasıl geçirmeli?
Yeni yılın başlangıcı olduğu için, Müslümanlar şahsi anlamda muhasebelerde bulunmalılar. Bunu düşünürken, kendi ölçülerine göre, kendi aralarında ya da aile içinde bir araya gelirlerse, dinen bir sakıncası yok. Kendi gelenek ve göreneklerimize göre, böyle bir muhasebe içinde olunması gerekiyor. İslami açıdan 31 Aralık’ın bir önemi yok. Müslümanlar için asıl önemli olan Hicri yılbaşıdır. Yani Mekke’den Medine’ye hicretidir. Bu, manevi açıdan yılbaşı sayılabilir.
- Noel’in İslami açıdan önemi var mıdır?
Hz. İsa’nın doğum günü olarak kabul ediliyor. Bir peygamber olarak İsa’yı sever ve ona iman ederiz. Biz, onun Teslis peygamberi değil, tevhit peygamberi olduğuna inanırız. Noel yortusu dini bir bayramdır. Ama bu anlamda Müslümanlar için bir önemi yok. Ancak Hz. İsa’nın doğumunda, Hz. Peygamberimizin doğum gününde ne yapıyorsak, aynı şeyi yapmak, o peygamberin mesajını hatırlamak için o günü değerlendirmek gerekiyor. Kendi hayatımızla onun hayatını karşılaştırıp, hatalarımızı görmeye çalışmak gerekiyor.

Kurban bayramı yaklaşıyor hepimizin içinde bir sevinç evlerimizde telaş var …Birazda işin manevi yönünün farkına varmak adına sizin için seçtiklerim..
Kurbanın sevabı hakkında bir soruya Efendimiz “Her bir tüye karşılık bir hasene vardır.” diye cevap vermiş, bunun üzerine maksadın daha iyi anlaşılması için kendisine “Ya Resülellah! Yün?” denmiş ve O da “Yünün her tüyüne karşılık bir hasene (iyilik)” demiştir. (İbni Mace; Edahi, 3)
İmran bin Husayn’ın anlattığına göre Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.s) kurbanı kesilecek olan Hz. Fatıma’ya “Kalk kurbanının yanına git ve onu izle. Onun akıtılacak ilk damlası ile senin geçmiş günahların affedilecek” demiştir. (Hakim; el-Müstedrek, IV, 247)
Tıklayın….
Kurban hayvan katliamı değildir……………

BİZİM CUMALARIMIZ
MEHMET IŞIK
Cuma günü ve namazı, Sahabe-i Kiram ve onların yolunu takip eden müslümanlar tarafından bizim anladığımızdan daha farklı anlaşılıyordu. Özel bir gün, bir bayram olarak yaşanıyordu. Günümüzde ise Cuma günü ve namazı, başka birçok mukaddes vazife gibi aradan çıkartılması gereken bir alışkanlık, bir yük. Maalesef böyle görülmekte, böyle uygulanmakta.
Evimizden, işyerimizden apar topar ayrılıp, en yakın camide boş bulduğumuz bir safa giriyoruz. Sağımızda solumuzda birlikte safa durduğumuz müslümanın kim olduğuna bile bakmadan, bir acele namaz kılıp, bir koşu işimize dönüyoruz. Oysa Cuma günü İslâm’ın bayram ilan ettiği bir gün.
Devamını Oku »

Hatem-i Esam k.s. Hazretleri diyor ki:
• Yar istersen Allah yeter.
• Yoldaş istersen yanındaki melekler yeter.
• İbret istersen dünya yeter.
• Vaaz istersen ölüm yeter.
• Eğer bahsettiğim şeyler yetmezse o zaman da sana cehennem yeter! (Feridüddîn Attâr, Tezkiretü’l-Evliya, Erdem Yay.)

İşte yine bir akşam güneşi Medine tepelerinde gurub etmiş, Mescid-i Nebi’de ihtimal Yatsı namazı da kılınmıştı. Akşam vaktinin hareketliliği neredeyse azalmıştı ki, Allah Rasulü’nün huzuruna Suffe ashabının ileri gelenlerinden Ebu Hureyre r.a. geldi. Allah Rasulü’nün yanına kadar yaklaştı ve:
-Ya Rasulallah! Üç günden beri bir lokma bir şey yiyemedim. Üst üste aç olarak oruç tutmaktayım. Artık dayanamıyorum, dedi.
Rahmet Peygamberi s.a.v.’in nurlu nazarları cemaatin üzerinde dolaştı ve sordu:
Devamını Oku »

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Sabahlayan her ekleminiz için bir sadaka vermeniz gerekir. Her tesbîh (Sübhanallah) bir sadakadır.
Her tekbir (Allahu Ekber) bir sadakadır.
Her tahlîl (Lâ ilâhe İllallah) bir sadakadır. İyiliği emretmek bir sadakadır. Kötülükten alıkoymak bir sadakadır. Bütün bunların yerine kuşluk vaktinde iki rekât Namaz kılmak yeterlidir.”
(Müslim 720)
Sübhanallah!
Allahu Ekber!
La ilahe ilallah!

Şevvalde Altı Gün Oruç
Şimdi Peygamber Efendimiz SAS bir hadis-i şerifinde buyurmuşlar ki:
RE. 425/11 (Men sâme ramedàne ve etbeahû sitten min şevvâl, kâne kesavmid-dehr.) Sadaka rasûlüllàh, fî mâ kàl, ev kemâ kàl.
Bu hadis-i şerif, mübarek kabri İstanbulumuzu şereflendiren Ebû Eyyûb el-Ensarî Hazretleri tarafından da rivayet edilmiş. Bazı kaynaklarda Sevban RA dan da rivayet edilmiş. Mühim kaynaklarımızda var. Ahmed İbn-i Hambel in Müsned inde, Tahavî de, Ebû Dâvud da, Neseî de, Tirmizî de, İbn-i Mâce de var, Müslim de var. Sahih bir hadis-i şerif, râvileri kuvvetli.


Bir gün Rasulüllah (S.A.V.) Efendimiz Hz. Eyyüb El-Ensarî”nin evinde ashabı ile sohbet ederlerken, dışarıdan:
- Ya Rasülullah! Görülecek, halledilecek bir işim var. Halli için içeriye girmeme müsaade buyurur musunuz? diye bir ses geldi. Bu sesi işiten Rasulüllah (S.A.V.) Efendimiz ashaba dönerek:
- Bu sesin sahibinin kim olduğunu biliyor musunuz
- Allah ve Rasülü en iyi bilendir. Sesin sahibinin kim olduğunu bilmiyoruz ya Rasûlullah! dediler. Efendimiz:
- O, melûn îblîs”tir Allah”ın laneti O”nun üzerine olsun, buyurunca
Devamını Oku »

Cumâ gününün 20 sünneti ve edebi vardır. Bunlar şunlardır:
1- Cumâyı Perşembe’den karşılamalıdır. Meselâ; yeni ve temiz elbiseyi hazırlamalı, işleri bitirip Cumâ’yı ibâdetle geçirmeye gayret etmeli.
2- Cumâ günü, Cumâ namazı için gusül abdesti almalı. (Bu gusül hakkında, farz diyenler de vardır.)
3- Başı tıraş etmeli. Sakalın bir tutamdan fazlasını ve tırnakları kesmeli ve beyaz giymeli.
İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olanınızdır hadis-i şerifine binaen çıktık yola… Bir senelik blogcu deneyiminden sonra rumma.org ile devam etmeye karar kıldık. rumma wordpress ile çalışıyor,fotoğraflarını sony-DSC H9 ile çekiyor. Fotoğraflarını upload etmek için flickr kullanıyor…